Yaratıcılık potansiyelini bir beceriye dönüştürmek mümkün...


             

Ä°letiÅŸim


 05xx xxx xx xx


vbnetron


[email protected]

×

Yaratıcılık potansiyelini bir beceriye dönüştürmek mümkün...

  • #1
    Ayşe Turan BAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.Şubat.2009
    Nereden
    Türkiye'nin kalbinden
    Mesajlar
    12,566
    @Ayşe Turan BAL



    Yaratıcılık potansiyelini bir beceriye dönüştürmek mümkün...





    Yaratıcılık potansiyelini bir beceriye dönüştürmek mümkün...


    İlk kez 1950’lerde bilimsel olarak araştırılmaya başlanan ve tanımlanan; özelllikle son 10 yıldır da sıkça söz edilen ve birçok araştırmaya konu olan bir kavram “yaratıcılık”... Bilimden, sanata; sahne ve şov dünyasından akademik ortamlara; iş yaşamından gündelik yaşantıya kadar çok sayıda farklı alanda yansıma bulan bir anlama ve öneme sahip...

    Yaratıcılık üzerine yapılan bilimsel çalışmalar dört temel alanda ilerlemektedir. Bunlardan ilki; yaratıcılık kavramının tanımlanmasıdır. İkincisi; yaratıcılığın ana bileşenlerini ve yaratıcı insanların temel kişilik özelliklerini tanımlamak üzerine kuruludur. Üçüncüsü; hangi unsurların yaratıcılığı desteklediği ve arttırdığı, hangi unsurlarınsa bu potansiyel beceriyi ketlediği ve körelttiğini araştırır. Dördüncü alan ise; yaratıcı düşünme ve yaratıcı eylem becerilerini geliştirici teknik eğitimler ve yöntemler konusunda olup; bu becerilerin günlük hayata yansımalarını ve katkılarını ortaya koyar.

    Yaratıcılık ne demektir ?

    Yaratıcılık kavramı, farklı disiplinler ve farklı araştırma alanları tarafından farklı boyutlarda tanımlanmış; felsefede, mitolojide, teolojide, psikolojide, iş dünyasında ve günlük yaşamda farklı açılardan ele alınmıştır... Yaratıcılık; düşünsel, duygusal, entellektüel ve sosyal birçok bileşenin bir arada olduğu, karmaşık bir beceridir.

    Yaratıcılık, kalıpların dışında, alışılmışın ötesinde düşünebilme ve üretebilme becerisi olarak tanımlanabilir. Yaratıcılık ya da diğer bir deyişle yaratıcı düşünme becerisi; bilindik bilgi, ürün veya deneyimlerden yola çıkarak, farklı, yeni ve bilinmedik bir ürün, bir fikir veya bir eser oluşturabilme becerisidir. Aynı şeye bakmak, ama farklı algılamaktır. Farklı ve orjinal olduğu kadar; faydalı, işlevsel ve değer katan bir fikir ya da ürün ortaya çıkarabilmektir. Gelişim yönünde bir değişim içerir.

    Doğuştan mı gelir ?

    Yaratıcılık, farklı alanlarda ve değişen yoğunluklarda, her insanda var olan bir potansiyeldir. Söz konusu yaratıcılık potansiyeli; kalıtsal özelliklere, yaşa, aile ortamına, sosyal ve kültürel faktörlere, eğitime ve öğretime bağlı olarak farklılıklar sergileyebilir. Yapılan bilimsel araştırmalarda yaratıcılığın; hem doğuştan gelen bir boyutunun olduğu, hem de sonradan geliştirilebilir, öğrenilebilir ve hayata geçirilebilir boyutlarının olduğu ortaya konmuştur. Bu potansiyelin aktive edilebilmesi, yani yaratıcılığın geliştirilebilmesi için gerekli olan şey; uygun ortam ve koşulların hazırlanması ile kalıpların dışında düşünebilme ve üretebilme becerilerinin belirli teknikler ve yöntemler temelinde öğrenilmesidir.

    Yaratıcılığın Bileşenleri ;

    Araştırmalar, yaratıcı insanların bazı ortak kişilik özellikleri ve benzer yaşam alışkanlıkları taşıdığını ortaya koymaktadır. Yaratıcı insanların çoğunlukla, meraklı insanlar olduğu, soru sormaktan, araştırmaktan ve yeni şeyler öğrenmekten heyecan duydukları bilinmektedir. İyi gözlemcidirler ve bütünü olduğu kadar detayları da isabetli yakalarlar. Kendilerini gerçekleştirme arzusu ve sınırlarını aşma motivasyonu taşırlar. Bağımsızlık, hareketlilik, bedensel ve zihinsel yüksek enerji seviyeleri dikkat çekicidir. Farklı ilgi alanları ve uğraşları vardır; çok okurlar; felsefe, estetik ve mizah duyarlılıkları yüksektir.

    Merak; meraklı olmak, soru sormak, sorgulamak, öğrenmeye ve araştırmaya dair heyecan duymak, yaratıcı düşüncenin temelini oluşturur...

    Güç ve cesaret; Düşünebilmek, sorgulayabilmek, farklı bakabilmek ve bu farklı düşünceleri ifade edip arkasında durabilmek güç ve cesaret gerektirir. Çünkü alışılmışa, bilinene ve kabul görene karşı çıkmak ya da ona yeni bir alternatif getirmek risk almak anlamına gelir ! Toplumsal düzen içinde yazılı olmayan ancak adeta gizli bir sözleşme niteliğinde olan bir beklenti vardır; herkesin belirli kalıplar ve normlar içinde olması, herkesin herşeyi benzer şekilde yapması beklenir. Farklı düşünen, farklı görünen ya da farklı davranan bireyler çoğunlukla dışlanma, etiketlenme, eleştirilme yani bir anlamda cezalandırılma riskini de göze alırlar.

    Paradigma bağımsızlığı; Paradigmalar, standart bilgiler, şablonlar, şemalar ve düşünce kalıplarıdır. Çevreyi algılama ve yorumlama biçimimiz, düşünce, tutum ve davranışlarımız için bir referans oluşturur. Yani diğer bir deyişle, belirli şeyleri belirli kurallar, belirli aşamalar ve kalıplar çerçevesinde düşünmeyi öğreniriz. Yaratıcı düşünce ise varolan kalıpların dışında düşünebilmek ya da farklı paradigmaları farklı şekilde entegre edebilmektir.

    Belirsizliğe tolerans; karmaşa ve belirsizlik insan doğasında tedirginlik, korku ve kaygı yaratır; güvenlik hissini azaltır. Ancak değişim ve gelişim zaman alır, hatta çoğu zaman uzun, uğraşlı, sabır ve emek gerektiren karmaşık bir sürece gebedir. Yaratıcılık, değişim ve gelişimin bedeli olmak durumunda olan belirsizliklere tolere edebilme kapasitesini de içinde barındırır.

    Spontanlık ve pratiklik; yaratıcı olmak aynı zamanda spontan bir biçimde pratik olabilme, faydalı ve işlevsel bir fikir ya da ürün meydana getirebilme becerisidir.

    Yaratıcılık Eğitimi Neden Gereklidir?

    Gerek okullarda gerekse şirketlerde ve genel olarak toplumda yönetici ya da lider pozisyonlarında olan; güç, iktidar, yetki ve sorumluluk sahibi olan insanların yaratıcılık becerisine sahip olmaları bireylerin ve kurumların olduğu kadar tüm toplumun da durağan kalıpların dışına çıkma cesareti gösterebilmesine ve gelişim yönünde bir değişime ve dönüşüme kapıyı aralayabilir...

    Yaratıcılık potansiyelini bir beceriye dönüştürmek, günlük yaşamda; problemler karşısında çözüm yollar üretmeyi, zorluklarla ve stresle baş etmeyi kolaylaştırır; heyecan duymak, merak etmek ve soru sormak, kişisel gelişimi destekler, bu da yaşam kalitesini zenginleştirir; araştırma ve yeni şeyler deneme cesaretini arttırır, bilimin önünü açar; hayal gücünü ve mizah duyusunu geliştirir; ilgi, dikkat ve konsantrasyon süresini arttırır; özgüveni destekler; duygu ve düşünceleri farklı yollarla ifade edebilme becerisini geliştirir; bireysel ve toplumsal yaşam kalitesini arttırır...


    SERAP ALTEKİN

    Uzman Klinik Psikolog

    .ALINTIDIR.

  • #2
    Kübra AKÇİMEN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.Haziran.2009
    Nereden
    umut şehrii
    Mesajlar
    16,879
    @Kübra AKÇİMEN







    PAYLAŞIM İÇİN TEŞKKÜRLERRAYŞE HOCAM

  • #3
    Ayşe Turan BAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.Şubat.2009
    Nereden
    Türkiye'nin kalbinden
    Mesajlar
    12,566
    @Ayşe Turan BAL







    Rica ederim canımm...

  • YORUM BIRAKMAK İÇİN ÜYE OLMALISINIZ !

    ÜYE OLMAK İÇİN TIKLA

    Benzer Konular

    1. yaratıcılık sonucu
      Konu Sahibi Gülbin HİCRİ Forum Diğer-Karışık Artık Materyal Etk.
      Cevap: 4
      Son Mesaj : 05.Mart.2010, 01:34
    2. Ameliyatsız tedavi mümkün
      Konu Sahibi Ayşe Turan BAL Forum SAĞLIK
      Cevap: 0
      Son Mesaj : 27.Şubat.2010, 00:43
    3. Dövmelerden kurtulmak mümkün!
      Konu Sahibi Ayşe Turan BAL Forum SAĞLIK
      Cevap: 0
      Son Mesaj : 18.Şubat.2010, 01:20
    4. Zeka mı, yaratıcılık mı?
      Konu Sahibi Ayşe Turan BAL Forum KİŞİSEL GELİŞİM
      Cevap: 0
      Son Mesaj : 25.Ocak.2010, 17:24
    5. Yaratıcılık Bir İnsan Olsaydı?? :)
      Konu Sahibi Ayşe Turan BAL Forum SERBEST KÜRSÜ
      Cevap: 0
      Son Mesaj : 02.Ocak.2010, 01:03

    Yetkileriniz

    • Konu Acma Yetkiniz Yok
    • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
    • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
    • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
    •  

    Giriş

    Facebook ile Baglan Giriş