Yalancı İğde: Doğanın Sarı Mucizesi

Bu yazı serimizin baş kahramanı, son yıllarda modern tıp dünyasının dikkatini oldukça fazla çeken yalancı iğde…

Yalancı iğde aslında Tibetliler, Moğollar ve sonrasında da Avrupalılar tarafından yüzyıllardır geleneksel ilaç olarak kullanılıyordu. Hem eski Tibet hem de Yunanca tıp kaynaklarında ve metinlerinde akciğerler, mide, dalak, kan dolaşımı üzerinde farmakolojik etkileri olduğu belirtilen, sarımsı-turuncu renge ve ekşi tada sahip bu meyvenin birçok derde deva olduğu biliniyor. Eski Yunan kaynaklarında, yalancı iğde ile beslenen atların sağlıklı, tüylerinin de parlak olduğu yazıyor. O nedenle bu bitkinin Yunanca ismi olan Hippophae “parlak at” anlamına geliyor .

Faydaları saymakla bitirilemeyen, son yıllarda tıp çevrelerinin dikkatini çeken bu mucize bitkinin meyveleri eşi bulunmaz bir bileşime sahip. 190’ın üzerinde fitobesine sahip olan yalancı iğde, 1977 yılında, Çin Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen farmakopeside resmi olarak yer alıyor.

Yabani iğdenin olgun meyve ve çekirdekleri; flavonoidler, likopen, karotenoidler, fitosteroller ve 10’dan fazla vitamin içeriğiyle çok değerli bir kaynak. Aynı zamanda omega 3, 6, 9 ve bitkilerde nadir rastlanan omega 7 bulunuyor. Yabani iğde, içeriğindeki bu çok değerli maddeler nedeniyle kuvvetli bir antioksidan olmasının yanında, kardiyovasküler sistemi ve bağışıklığı güçlendirici, yaşlanmaya, iltihaba, mide-bağırsak ülserlerine, kansere ve radyasyonun etkilerine karşı koruyucu özelliğe de sahip. Ay’a giden ilk kozmonot Gagarin’in, radyasyonun olası zararlarından etkilenmemek için bu bitkiden bolca tükettiği biliniyor.

Yalancı iğdede bulunan besin bileşenleri ve ne işe yaradıklarına bakıldığında bu bitkinin neden her derde deva olduğunu anlamak daha kolay olacak…

Omega 3,6,7,9
Kardiyovasküler sistemin sağlıklı olması için gereklidir..
Beyin fonksiyonlarını ve sinir sistemini düzenler.
Cilt ve saç sağlığını destekler..
Sindirim sisteminin fonksiyonlarını düzenler.
Ürogenital sistem sağlığını destekler.

A, C, E vitaminleri – Antioksidanlar
B vitaminleri
D-K vitaminleri
P vitamini
Prostat ve kolon kanserini engellemeye yardımcı olur.
Beyin ve sinir sisteminin normal fonksiyonlarını yerine getirmesine katkıda bulunur.
Görme fonksiyonunu iyileştirir.
Boğaz eklemlerini rahatlatır.
Kılcal damarların yapısının korunmasına yardımcı olur.

Antioksidan bileşenler (60’tan fazla)
Hücreleri serbest radikal hasarlarından korur.
Yaşlanmaya karşı savaşır.
Sağlıklı hücre üretimini destekler
Bağışıklık sistemi fonksiyonlarını ve hücresel gençleşmeyi destekler.
Sağlıklı saç ve cilt için gereklidir.

Flavonoidler
Hücreleri serbest radikal hasarlarından korur.
Hücrelerin yenilenme-gençleşme sürecine yardımcı olur.
Bağışıklık sistemini destekler.



Karotenoidler
Betakaroten: Yaşlanma sürecini yavaşlatmaya yardımcı olur.
Likopen: Prostat ve kolon hücrelerini korur.
Zeaksantin: Göz sağlığını iyileştirir.

Mineraller
Enerji üretimine yardımcı olur.
Sağlıklı büyümeye yardımcıdır.
Hücre üretimi ve yenilenmesine destek olur.

Karbonhidrat-Enerji
Zihinsel sağlık ve dayanıklılığa yardımcı olur.
Doğal enerji kaynağıdır.

Antienflamatuar bileşenler
Vücuttaki iltihabın iyileşmesine yardımcı olur.
Kardiyovasküler sistemin sağlığına yardımcı olur.
Boğaz eklemlerini rahatlatır.

Aminoasitler (18 serbest aminoasit)
Proteinlerin yapı taşlarıdır.
Hücrelerin yapılandırılmasına ve dokuların onarılmasında görev alırlar.

Kaynaklar

Xu Mingyu, Sun Xiaoxuan, Cui Jinhua Yang, The medicinal research and development of seabuckthorn, Xiyuan Hospital of the Academy of Traditional Chinese Medicine of China, Beijing, Department of chemic engineering, Taiyaun University of Technology.

Chirag A. Patel, Kalyani Divakar, Devdas Santani, Himanshu K. Solanki, Jalaram H. Thakkar, Remedial Prospective of Hippophae rhamnoides Linn. (Sea Buckthorn), Journal of Nutritional Biochemistry 2000.

Yaldız, G., Tunç, H., Hippophae Rhemnoides L. (Yalancı İğde)’nin Kimyasal İçeriği ve Biyolojik Aktiviteleri, MYO-ÖS 2010 Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Sempozyumu, Düzce, 2010.