Selamun aleykum herkese... Bu siteye üyeliğim sessiz olarak devam ederken bu konu başlığı altındaki iletileri okuduktan sonra ben de yorum yazma ihtiyacı hissettim.

Öncelikle herkes kendince gayet mantıklı açıklamalar yaparken yanlış üsluplar kullanmış onu fark ettim.

Meslektaşlarım, bu yıl sınıfımda babasını kaybetmiş bir öğrencim vardı. Çocuğumun sene içindeki duygu durumunu şimdi burada anlatmaya kalkamam. Ama şunu söylemeliyim ki çocuk ölüm hakkında, babasının ölümü hakkında tek kelime konuşmuyordu. O çocuğu açmak için o kadar çaba sarfetmemiz gerekti ki...

Onun duygusal durumu, kırılganlığı, gözlerinden eksilmeyen o buğuyu unutamıyorum...

Şarkıya gelelim, şarkıyı beğenmedim. Ruhun kanatlanması falan gibi sözler beni rahatsız etti.

Fakat ölüm mefhumuna gelince kesinlikle ölüm hayatın bir gerçeğidir ve eğer biz çocukları korkutmadan onların anlayabileceği; ne ölüme karşı sevgi ve özlem beslemeye meyledecek kadar güzel bir cennet övgüsüyle (yani ölmeyi isteyecek kadar) ne de öleceğinden korkarak uyurken gözlerini bile kapatmamasına sebep olacak kadar kötümser bahsetmemeliyiz ölümden. Çocuk ailesinden birini sevdiği bir arkadaşını vs kaybedebilir, onun zihnine uygun dillendirilmiş bir ölüm algısı ile bu tür, yaşamda olası deneyimlere karşı da tecrübe kazandırmış oluruz.

Sonuç olarak konuyu açan öğretmen arkadaşım ne güzel bir düşüncede bulunmuş ki bunları diğer arkadaşlarıyla paylaşarak ortada bir yanlış varsa onu düzeltsin... Ben konuyu beğendim tebrikler teşekkürler. Umarım herkese öğretmenliğin pratik hayatı için bir şeyler katar. Sevgilerimle...