Çocukta Dikkat Süresinin Arttırılması
dikkat süresi
merak düzeyi
dikkat süresini uzatma
süreç
eğitim süreci
alıştırmalar
oyunlar



DİKKAT SÜRESİ

Okul öncesi çocuğunun dikkat süresi oldukça kısadır. Bu nedenle sık sık etkinlik değiştirir. Öğretmen bir etkinlik sürecinde uzun süre dikkatini aynı etkinlikte tutmasını bekler, uzun süre oturmasını isterse, çocuğun dikkatini uzatmak bir tarafa yapılan etkinlik işgenceye dönüşüp süreyi kısaltabilir. Çocuğun bir etkinlikteki dikkat süresi onun yaş ve gelişim düzeyine göre değişiklik gösterir. Yaş özelliğine uygun olarak gelişimini tamamlamış okul öncesi çocuğu bir kitabın resimlerine tek tek sonuna kadar merakla bakıp, tekrar kapatıp açarak dikkatini farklı ögelere yoğunlaştırabilir. Oysa gelişim düzeyini tamamlayamamış bir çocuk bir iki sayfayı atlayarak sayfaları çevirir, merak duymuyorsa kapatıp, kendisine farklı uğraşlaşlar bulma yoluna gider.

ÇOCUĞUN DİKKATLİ VE MERAKLI OLUP OLMADIĞINI ANLAYABİLME

* YEMEK YEMEK İÇİN MASAYA OTURAN DİKKATLİ VE MERAKLI ÇOCUK;Önündeki yemeğin rengini, miktarını, sorarak öğrendiyse yemeğin adını, bardağın büyük / küçük ya da desenli / renkli oluşunu, evde bulunan farklı desenli çatal / kaşıktan hangisi ile yemek yediğine dikkat eder. Bütün bu detayları yemekten sonra anlatabilir.

* Yaş özelliğine uygun parça sayısına sahip puzzle oyuncaklarını ilk yapışta biraz zaman harcasa da sonraki denemelerinde daha kısa sürede sıkılmadan tamamlamak için çaba harcar.

* Görsel - Uzamsal zeka türüne de sahip olan dikkatli çocuk; Gezdiği, gördüğü yerlere ait ayrıntıları ve okuldaki etkinliklerdeki detayları hatırlar.

* Nesneler arasındaki farklılıkları açıklayabilir.

* Varlıkları belirli özelliklerine göre gruplandırabilir / sıralayabilir.

* Bir başkasının yaptığı davranış / bir iş hakkındaki ayrıntıları gözlemleyip, yorumlayabilir.

DİKKAT SÜRESİNİ UZATMAK İÇİN YAPILABİLECEKLER

Bazen çocuğun eline verilen bir oyuncak parçası, övgü dolu sözcükler ve başladığı işi bitirme konusunda destekleyici yüreklendirici sözcükler söylenmesi çocuğun dikkat ve merakını arttırmak için yeterli desteği sağlayabilir. Ancak çocuğun yaptığı işe karışmak, neyi nasıl yapacağını kesin bir tavırla göstermek, yaptığı işi beğenmemek gibi olumsuz sözcükler kullanmak, bir başka çocuğun yaptığı ile karşılaştırmak / kıyaslama yapmak işini tamamlamasında cesaret yerine güvenin azalmasına neden olabilir.

Unutulmamalıdır ki, çocuğun dikkat süresinin yeterliliğini belirleyici kanıtı; yaptığı işi gerçekten ciddiye alıp benimsemesi, etkinliği sonuçlandırmak için sevgiyle coşkuyla, neşeyle çaba harcayarak bir işi tamamladığında kendisine huzur, mutluluk verdiğini algılayabilmesidir. İşte bu süreçte eğitimcinin desteği devreye girmelidir. '' Bak, ne güzel! Verdiğim sürede resmini bitirdin, seni kutlarım.'', diyerek çocuğu cesaretlendirmek, ''beğenilme'' duygusunun verdiği haz ile bir başka zaman diliminde yapılacak etkinliği bitirmek için çaba göstermesine zemin hazırlayacaktır. Öğretmen çocukların dikkatlerini arttırmak için söyleyebileceği cesaret verici sözlere başka örnek verecek olursak, ''Bu yaptığın iş senin yaşına göre çok zordu. Başarı ile tamamladın, bravo.'' ya da ''Ben senin yaşındayken bu çalışmayı bitirmeyi başaramamıştım. Sen çok başarılısın.''

Çocuğun bir etkinlikteki dikkat süresini uzatmak, öğretmenin grubundaki çocukların dikkat sürelerine uygun eğitim sürecini belirlemesi ile ilişkilidir. Bu nedenle etkinlik planı çok alternatifler içermelidir. Etkinlik planı ile belirlenen kazanım ve göstergelere çocuğun ulaşabilmesi için ilgisini çekmeyen bir etkinlikten onlara hissettirmeden yumuşak bir geçişle aynı kazanım ve göstergeye ulaşılacak alternatif etkinliğe geçilmelidir. Masa başı etkinliğindeki oturma süresi kendisine uzun gelip yerinden kalkan bir çocuğa '' yerine oturmalısın, etkinliğimizin süresi henüz dolmadı.'', demek yerine öğretmen çocuğun dikkat süresinin bittiğini ve hareket ihtiyacı doğduğunu anlayıp, masa başı etkinliğindeki kazanım ve göstergesine hareket ihtiyacını giderici farklı bir etkinliğe yönelerek gidermelidir. Böylece öğretmen sınıfta gezinen dikkat süresi az, hareket ihtiyacı fazla olan bedensel- kinestetik zekaya sahip çocuğun hareket ihtiyacını aynı kazanım ve gösterge olduğu halde farklı etkinlikle giderebilir. Böylece çocuğa uyarılar getirmeden çocuğun diğer çocuklara göre yetersiz olan dikkat süresini arttırıp, eğitim süreci hem çocuklar hem de öğretmen açısından zevkli hale gelecektir.

Öğretmen, çocuğun dikkat süresini alıştırmalarla uzatabilmelidir. Önce etkinliğe başlamadan asıl etkinliğe hazırlayıcı alıştırmalara, oyunlara yer vermelidir. Böylece çocuklar uygulama yapacakları etkinlik hakkında oyunla fikir sahibi olurlarken belirli bir süre oturacaklarından hareket ihtiyaçları etkinliğin başında giderilmiş olacağından dikkatlerini daha uzun süre etkinlikte tutabileceklerdir. Zaten bir çocuk etkinliği sonuçlandırmaktan tad almaya başladıkça dikkat süresi uzayacaktır. Bu nedenle etkinlik bitiminde değerlendirmelere yer verilmeli,çocuğa övgü dolu sözcükler söylenmeli, çalışmasını bitiremeyenlere de: '' bir sonraki çalışmamızda tekrar deneyelim, eminim başaracaksın.'', gibi bir sonraki süreçte övgü alabileceği hissettirilmelidir. Övgünün cesaretlendirip güven verdiği, ödülün ise süreklilik getirdiği unutulmayarak sözel ya da maddiyat gerektiren ödüllerden sakınılmalıdır.

Öğretmen, çocuğu etkinliğe özendirici tedbirlerini alıp eğitime başlamalıdır. Her zaman basitten zora ilkesi hatırlanmalıdır.Başlangıçta istekle bitirebileceği, bitirmeyi amaçlayacağı, neşelenip zevk alacağı etkinliklere yer verilmelidir.

Günün herhangi bir saatindeki bir etkinlikte çocuklar kendilerinden birşeyler katarak yaratıcı bir etkinliğe kendilerini kaptırmış çalışırlarken, ''Zamanımız doldu, toplanıyoruz.'', demek yaratıcılığın yarım kalmış, hazzın tamamlanmamış olmasına yol açacaktır. Bunun yerine ''Etkinliği tamamlamanız için on dakikamız kaldı.'', diyerek zamanın azaldığını hatırlatmak, onlara etkinliklerini tamamlamak için zaman kazandıracaktır. Bu süre içinde ''Öğretmenim süre doldu mu?'', diye yanınıza gelen çocuklar olabileceği gibi ''Öğretmenim ne'olur biraz daha süre verin.'', diyenler de olacaktır. Çocuğun aklı bitmemiş bir eğitim sürecinde kalacağından '' Kahvaltıdan sonra bir süre daha oynamanıza / etkinliğinizi bitirmenize izin verebilirim.'' ya da seçme hakkı tanıyarak '' Şimdi siz etkinliğe biraz daha süre vermemi istiyorsunuz ama süre verirsem deneyimizi yapacak zamanımız kalmaya bilir. Ne dersiniz; bu etkinliği bitirip deneye mi geçelim, yoksa bu etkinlik için biraz daha mı süre vereyim?'', demek çok daha mantıklıdır.

Öğretmen, güne başlamadan etkinlik planında bulunan eğitim sürecinde gerekli materyalleri eksiksiz hazırlanmalıdır. Çevre düzenlemesine çok zaman harcamadan yeterli hazırlığı yaparak çocukların önüne çıkan öğretmen, akıcı biçimde çocuklara rehberlik edebilir. Örneğin anlatılacak bir öyküde anlatım tekniğini belirlemeden, materyali hazırlamadan, hangi öyküyü anlatacağını bilse bile, kitabın içeriğini bilmeden etkinliğe başlayan bir öğretmen, hazırlık için geçireceği sürede çocukların dikkatini etkinliğe çekmesi zaman alacak, sınıfı yönetmekte zorlanacaktır.


YAVAŞ ÇALIŞAN ÇOCUK:

Bazı çocuklar dinlene dinlene, çevrelerini inceleyerek çalıştıklarından etkinlik için ayrılan süreyi iyi değerlendiremezler. Bu durum; aileleri tarafından ''henüz küçük, yorulur, onun yerine işi ben yaparım.'',diyerek iş yaptırılmayan çocukların kasları yeterli gelişimi göstermez ve çabuk yorulurlar. Yavaş çalışma çabuk yorulmalarından dolayı olabileceği gibi güvensizlik duygusu kökenli de olabilir. Bu gibi çocukların dikkat süreleri de kısa olabilir. Etkinliği kesintiye uğratacak koşullar ortadan kaldırılmalı, Yavaş yemek yediği için masadan bir türlü kalkmak bilmeyen çocuğa süre dahilinde yemek yemesi, yemeğini bitirdikten sonra sevdiği bir etkinliğe başlayacakları söylenip motive edilmelidir. Ancak asla ''yemeğini bitirirsen çikolatayı hak edersin.'' gibi ödül içeren, koşullu öğrenme gerektiren sözcükler söylenmemelidir. Çok ince çizgi gerektiren sözel ifadeye dikkat edilip '' yemeğini bitirdikten sonra çikolata yiyebiliriz.'', denmelidir. Çok eski bir eğitim tekniği olan ''büyükanne'' tekniğinde yapılan bir işin ardından sevdiği bir etkinli yapmasına izin vermedir.

Yavaş hareketli çocuklar bir etkinliğe başlarken öncelik verilmesi yerinde bir davranış olacaktır. Örneğin önce onun ellerini yıkaması istenmeli, önce ona çalışma kağıdı verilmelidir. Bu uygulama ile çocuk, ''Hep en sona kalıyorum, birinci olamıyorum.'', gibi olumsuz duygulara kapılmayacak, ''Beni bekliyorlar.'', diyerek arkadaşlarını bekletmemek için süreyi çabuklaştırmaya çalışacaktır. Bu uygulama ile gruptaki diğer çocuklar da yavaş olan arkadaşlarına saygı duyup, onu beklemeyi öğreneceklerdir. Böylece toplumsal yaşamda acelecilikleri yüzünden hep önde olmak isteyen, sırasını beklemeyen, yenilgiyi kabul etmekte zorlanan, holigan, saygısız bir toplum yetişmeyecektir.


18.04.2013


Emel ÖZDEMİR
Eğitimci Yazar

KAYNAKÇA:Milli Eğitim Basımevi-1983 - Okul öncesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Kurumlarında Yıllık Program Kitabı s.86