Bakan Dinçer: MEB'in şuan için 150 bin öğretmene ihtiyacı yok
Kurdukları platformla toplumun geniş bir kesimine ulaşmayı başaran “ataması yapılmayan öğretmenler” sık sık, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 150 bin öğretmene ihtiyaç duyduğu ancak buna rağmen eğitim fakültesi mezunlarının atamalarının yapılamadığını dile getiriyordu. Milliyet gazetesi, Atanamayan öğretmenlerin bu durumunu Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e sordu. Bakan Dinçer ise, 150 bin sayısının Milli Eğitim Bakanlığı’nın ideal bir okullaşma oranının sağlanması halinde sahip olması gereken norm kadro öğretmen sayısı olduğunu belirtti.

GÜRKAN AKGÜNEŞ Bursa

Kurdukları platformla toplumun geniş bir kesimine ulaşmayı başaran “ataması yapılmayan öğretmenler” sık sık, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 150 bin öğretmene ihtiyaç duyduğu ancak buna rağmen eğitim fakültesi mezunlarının atamalarının yapılamadığını dile getiriyordu. Atanamayan öğretmenlerin durumunu ve bu ifadesini Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e sorduk. Bakan Dinçer, 150 bin sayısının Milli Eğitim Bakanlığı’nın ideal bir okullaşma oranının sağlanması halinde sahip olması gereken norm kadro öğretmen sayısı olduğunu belirterek şunları söyledi:

Atanamayan mutlaka olacak

“Biz mevcut okullaşma oranında, ihtiyacımız olan kadrolu öğretmenin üzerinde 60 bin civarında ücretli öğretmen istihdam ediyoruz. Devletten verdiği ders karşılığı bu öğretmenler ücret alıyor. Şu anda 60 bin ücretli ders veren öğretmenle tüm ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz ve o anlamda boş geçen dersimiz yok. Ücretli öğretmenlerin pek çoğu belirli bir ders miktarını vermek zorunda olmadığı için, muhtemelen mevcut kadro açığımız daha da düşük.

Ama ne olursa olsun şu anda 220 binden fazla öğretmen olmak isteyen gencimiz var. Biz ister 50 bin ister 150 bin civarında, öğretmen ihtiyacımızı bütünüyle karşılamış olsak bile hâlâ dışarıda eğitim fakültesi mezunu olacak.”

Sorumluluk kendinde

“Devlet hiçbir üniversite mezununa, üniversitede okurken onu işe alacağına dair bir garanti vermiyor. Bir sorumluluk, bir mükellefiyet oluşturmuyor” diyen Bakan Dinçer, herkesin kendi sorumluluğunu alarak bir okulu tercih ettiğini söyledi.

Dinçer, “Eğitim fakültesi dışında onlarca fakültemizden mezun olan insanlarımız da var. Onlar da iş bulamadıklarında bu sorumluluklarının kendilerinde olduklarının farkındalar” diye konuştu.

Bakan Dinçer, ihtiyaç olmamasına rağmen eğitim fakültelerinin neden her yıl binlerce mezun verdiğine ilişkin soru üzerine de, iletişim fakültelerinden de muhtemelen her yıl 20 bin öğrencinin mezun olduğunu ancak sektörün bu kadar kişiye ihtiyaç duymadığını söyledi. Bu öğrencilerin diğer alanlarda çalıştığına dikkat çeken Dinçer, atama bekleyen öğretmenlerin de aynı doğrultuda davranması gerektiğini kaydetti.

Kaynak planlaması yapılıyor

Hükümetlerin insan kaynakları planlaması yapması gerektiğine dikkat çeken Dinçer, “Ama insan kaynakları planlaması yapabilmek için de belli bir ekonomik gelişmişlik seviyesine ihtiyaç var. Alt yapıya ihtiyaç var. Türkiye bu noktaya ancak gelebilmiş durumda. Bakanlıkta öğretmen ihtiyacına yönelik kaynak planlaması yapmak üzere hazırlık yapıyoruz. Alt yapımız şimdi el veriyor bunlara. Bunları yaptığımız zaman umarım böyle sorunlar yaşamayız” dedi.

Bakan Bir yemekte 7 okul sözü aldı

Merter Platformu’nun düzenlediği yemeğe katılan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, işadamlarından anaokulu yaptırmalarını istedi. Bakanın çağrısına anında yanıt veren işadamları 7 anaokulu yaptırma sözü verdi.

Köy okullarına kütüphane kurmak için seferberlik başlatan ve kısa sürede 2 bini aşkın köye milyonlarca kitap ve kırtasiye malzemesi gönderen Merter Platformu’nun geçtiğimiz Cuma akşamı Beyti Restoran’da düzenlediği buluşmaya katılan Ömer Dinçer, kitap okuma meselesinin Türkiye’nin en ciddi meselesi olduğunu söyledi.

Gelişmiş ülkelerde yılda 200-300 saat kitap okunurken Türkiye’de bu oranın yılda 6 saat olduğunu belirten Dinçer, “Japonya’da 4 milyar kitap basılıyor. Bizim ülkemizde son yıllardaki büyük atağa rağmen 23 milyon kitap basılıyor. Sayılara bakınca okuma konusunda ne kadar özürlü olduğumuzu görüyoruz. Bu ülkenin çocuklarını okumaya alıştırmak gerek” dedi.

‘Okuma gözlerin yorulur

Ailesinin kitap okumaya ilişkin yaklaşımını da anlatan Bakan Dinçer şunları söyledi:

“Ben çocukluğumda kitap okumaya teşebbüs ettiğimde babam ‘Okuma gözlerin yorulur’ derdi. Biz buna rağmen okuduk çünkü bize okumayı sevdiren öğretmenlerimiz vardı. Babam daha sonra okumanın ne kadar yararlı olduğunu gördü ama büyük ihtimalle bu kültür hala devam ediyor.”

Okumayı mutlaka alışkanlık ve kültür haline getirmek gerektiğini ifade eden Dinçer, bakanlık bünyesinde “Okuma Kültürünü Geliştirme ve Kütüphaneler” birimi kurulduğunu da sözlerine ekledi.

Anaokulu ihtiyacımız var

Merter Platformu’ndan köylere kütüphane kurma çalışmasına devam etmelerini isteyen Dinçer, ilköğretimdeki okullaşma oranının yüzde 100’lere yaklaştığına dikket çekerek, 2012 yılı sonuna kadar aynı oranı anaokulunda da yakalamayı hedeflediklerini anlattı. Bakan Dinçer, “Sizden özel olarak istediğim, memleketlerinize anne veya babalarınız adına anaokulları yapmanız. Anaokuluna ihtiyacımız var” diye konuştu. Bakan konuşmasının ardından yemeğe katılan 7 işadamı Türkiye’nin farklı bölgelerine anaokulu yaptıracaklarına dair bakana söz verdi.



Milliyet