Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Görgüner, ''Türkiye'de, sigaraya başlama oranı arttıkça, akciğer kanseri görülen kişi sayısı da buna paralel olarak artıyor'' dedi.

Görgüner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayınladığı 2009 yılına ait ölüm nedenleri istatistikleri arasında, kanser vakalarının ilk sıralarda yer almasının altında yatan nedenlerin belli olduğunu söyledi.

TÜİK tarafından açıklanan istatistik verilerinin uluslararası literatürle uyumlu olduğunu ifade eden Görgüner, ''Ölüm nedenlerinin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan kanserlerde, ilk sırayı yüzde 31.4 gibi büyük bir oran ile akciğer kanseri aldı. Dünyada da tüm ölüm nedenlerine bakıldığında, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarından sonra ikinci sırada kanserler gelmektedir'' dedi.

Türkiye'de, sigara kullanımının her geçen gün arttığına dikkat çeken Görgüner, sabahları başlayan ve sigaraya bağlanan ancak önemsenmeyen öksürüklerin, ilerleyen süreçte akciğer kanserinin belirtisi olabileceğini belirtti.

İstatistik verilere bakılınca erkek ölümlerinin, kadın ölümlerine göre daha fazla olduğunu anımsatan Görgüner, şunları kaydetti:

''Erkeklerin ölüm nedenlerinin kadınlara göre daha fazla olmasının nedeni de sigara kullanımıdır. Kadınlar erkeklere göre daha az sigara kullanmaktadır. Tüm kanser ölümleri içerisinde de gerek erkeklerde, gerekse kadınlarda akciğer kanseri ilk sırada yer almaktadır. Akciğer kanseri ayrıca erkekler arasında en çok rastlanan kanser türüdür ve kadınlarda da giderek artış göstermektedir. Kuşkusuz hastalığın bu kadar ölümcül seyretmesindeki en önemli faktör, sinsi seyri nedeniyle çoğu kere ileri evrelerde tanı konulmasıdır.''

-''UZUN SÜREN ÖKSÜRÜKLER ZAMAN ZAMAN ÖNEMSENMİYOR''-

Akciğer kanseri hastalığı görülen çoğu kişide uzun süreli öksürük şikayetinin başlangıçta sigaraya bağlandığını ve önemsenmediğini vurgulayan Görgüner, ilerleyen süreçte hastalığa yakalanan kişilerin sigaranın başlattığı bu öksürüklerin, ciddiyetini çok geç kavradığını kaydetti.

Sabahları başlayıp, uzun süreli devam eden öksürüğün, gün boyu sürekli olması ve kişiyi rahatsız eder bir hal alması şeklindeki karakter değiştirmesinin başka akciğer hastalıklarında da sebep olabileceğine dikkat çeken Görgüner, şunları kaydetti:

''Akciğer kanseri gelişiminde sigaranın rolü kanıtlanmıştır. Sigara dumanı içerisinde yüzden fazla kanserojen madde vardır. Sigara içen kişi sadece kendisini değil, özellikle kapalı ortamlarda bulunan çevresindekileri de olumsuz yönde etkiler. Amerika Birleşik Devletleri'nde, 1970'li yılların ortalarından itibaren sigara ile yapılan mücadele sonucu ülkede sigara içimi, 1980'li yıllarda azalmaya başlamıştır. Aynı ülkede ve özellikle erkeklerde akciğer kanserinden ölümlerin de buna paralel olarak azaldığı görülmüştür.''

Görgüner, bir çok Avrupa ülkesinin benzer durumlar karşısında, sigaraya karşı savaş başlattıklarını, akciğer kanserini yenmek ve gençlerin, sigara içmemesi için çeşitli yöntemlere başvurduklarını söyledi.

-''ÖNEMLİ TEDBİRLER ALINDI, YENİLERİ DE ALINMALI''-

Sağlık Bakanlığı tarafından, sigara kullanımını azaltmak için alınan tedbirlerin çok önemli olduğuna da değinen Görgüner, yeni tedbirlerin sigara kullanım oranını daha asgari seviyeye çekeceğini belirtti.

Alınan tedbirlerinin meyvelerinin önümüzdeki yıllarda yapılacak araştırmalarla gözler önüne serileceğini kaydeden Görgüner, şunları kaydetti:

''Ülkemizde de son yıllarda başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere sivil toplum örgütleri ve uzmanlık dernekleri bu konuda takdir edilecek çok önemli adımlar atmıştır. Yapılan çalışmaların dışında yeni uygulamaların, yeni yaptırımların TÜİK verilerine bakınca kaçınılmaz olduğu görülmekte. Sigara içme oranını aşağı çekebilirsek, ölüm nedenlerinin arasında akciğer kanserinin oranını düşürmüş oluruz.''

Görgüner, ayrıca akciğer kanserinin görüldüğü kişilerin yaşadıkları ortamların etkenlerinin göz ardı edilemeyeceğini, sigaranın dışında çevresel ve mesleki faktörlerin, beslenme, radyasyon, daha önce geçirilmiş akciğer hastalıkları ile genetik faktörlerin de bu hastalığa zemin hazırladığını sözlerine ekledi.

Alıntı