0-6 YAŞ ÇOCUKLARININ FİZİKSEL GELİŞİMİ

   
  

İletişim


 05xx xxx xx xx


vbnetron


[email protected]

×

0-6 YAŞ ÇOCUKLARININ FİZİKSEL GELİŞİMİ

  • #1
    yardımcıöğretmen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Aralık.2009
    Yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    14
    @yardımcıöğretmen


    0-6 YAŞ ÇOCUKLARININ FİZİKSEL GELİŞİMİ





    Bebeklik döneminde (0-2) fiziksel gelişim, doğum öncesinde olduğu gibi, doğum
    sonrasında da kalıtım ve çevrenin etkisiyle oluşmaktadır.Doğumda döl yatağının
    güvenli ortamından ayrılan bebek, çeşitli dış uyaranların etkisi altındaki yeni yaşam
    alanına geçer. Fiziksel gelişimin en hızlı olduğu dönem ilk aylardır.Doğum sırasında
    bebeğin boyu hızla uzamaya başlar, ancak yaş ilerledikçe uzama giderek yavaşlar
    örneğin bebek doğumdaki boy uzunluğunu; üçüncü ayın sonunda % 20’sini, bir
    yaşına dek %50, iki yaşına kadar ise %75 oranında geliştirir.Benzer bir durum ağırlık
    içinde geçerlidir. Bebek beş aylıkken doğumdaki ağırlığının iki katına, on iki aylıkken
    üç katına ulaşır ancak ikinci yaşın sonuna doğru, ağırlık arştın da yavaşlama başlar.
    Kız bebekler, boy ve ağırlık açısından erkeklere oranla daha yavaş gelişirler. Fakat her
    iki cinsiyette de doğumdaki boy ile yetişkinlik döneminde ulaşılabilecek boy arasında
    bir ilişki vardır. Bununla birlikte diğer bedensel gelişme öğeleri için olduğu gibi, boy
    için de beslenme ve çevre koşulları önemi bir etkendir.
    Bu dönemde baş toplam beden uzunluğunun dörtte biri kadardır.Bacaklar,
    kollara oranla daha kısadır.Sinir sistemi gelişiminde önce, baştaki sinirler, daha sonra
    kol ve bacak sinirleri gelişir. Bebeklerin solunum yapma sayısı, yetişkinlere göre
    yaklaşık iki buçuk kat daha fazladır. Bebeklerin kalp atışları da yetişkinlere oranlara iki
    kat daha fazladır. Bebeğin her türlü besini sindirecek bir sinir sistemine sahip olması
    ikinci yaşın sonun da gerçekleşir.boşaltım sistemi de sindirim sisteminin gelişimine
    paralel olarak gelişir. Ancak bebeğin çişini tutmasını sağlayan sidik torbasının kas
    gelişimi 12-30 aylar arasında gerçekleşir.Bu nedenle anne babaların tuvalet
    eğitiminde, gelişimin kritik dönemleri ilkelerine uygun davranmaları ve bebeklerine
    gerekli hoşgörü ve esnekliği göstermeleri gerekir.
    Bebek ilk süt dişlerini 5-8 aylar arasında çıkarmaya başlar. Kasların gelişiminde de
    önce kalın sonra ince kaslar gelişir.
    0-2 yaş döneminden sonra fiziksel büyüme nispeten daha yavaştır. Bu dönemde
    kızların, erkeklere oranla ince motor kasları hızla gelişir. Bu nedenle kızlar denge
    sağlama, makas kullanma veya kalem tutma becerileri açısından, erkeklerden
    daha başarılıdırlar. Altı yaşındaki çocuk beyni büyük ölçüde yetişkin beyninin fiziksel
    büyüklüğüne ulaşır. Gelişim baştan bedene doğru olduğu için çocuklar kas-zihin
    koordinasyonunda çeşitli güçlüklerle karşılaşırlar. Örneğin sağa sola hızlı dönüşlerinde,
    dengelerini yitirirler. Tırmanma, zıplama, topla oynama becerileri de yeterince
    gelişmemiştir. Altı yaşındaki çocuk doğum ağırlığının 7-8 katına erişir. Dört yaşında bir
    çocuk, doğumdaki boyunun iki katına ulaşırken, altı yaşındaki çocuk, bundan 10-12
    cm daha uzundur.
    FİZİKSEL GELİŞME SÜRECİNDE YETİŞKİNLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN KONULAR
     Çocuklar, değişik genetik yapılara ve çevresel koşullara sahip oldukları için fiziksel
    gelişimin her döneminde bazı farklılıklar gösterebilirler. Anne babalar, öğretmenler
    bu durumu doğal karşılamalı ve çocuklar arasında fiziksel gelişme açından
    karşılaştırmalar yapmamalıdır.
     Belirli bir gelişme ve olgunlaşma düzeyine yetişemeyen çocuğun,
    başaramayacağı etkinliklere zorlanması öğrenmeye karşı olumsuz tutumlar
    göstermesine neden olur. Örneğin öğrenme yaşantıları, özellikle 0-6 yaş arasında
    oyunlaştırılarak kazandırılabilir.
     Çocukların fiziksel gelişme dönemlerinde yetersizlikler göstermeleri doğal
    karşılanmalıdır. Uygun eğitim yaşantılarının sağlanmasıyla bu yetersizlikler kolayca
    giderilebilir. Örneğin 2-6 yaş grubu çocuklarının büyük fırçalarla tuvale resimler
    çizmeye özendirilmesi, lego gibi kas zihin koordinasyonunu güçlendiren,
    oyuncaklarla oynama olanağına kavuşturulması, hazırbulunuşluk düzeyine
    yükselmesine neden olur.
     Çocukların fiziksel gelişimleri hakkında önce yetişkinlerin, yetişkinler tarafından da
    çocukların bilgilendirilmesi gerekir.
     Çocuklar her dönemde yetişkinlerin yönlendirmelerine gereksinim duyarlar. Bu
    yönlendirmeler, belli fiziksel gelişim dönemlerinin özelliklerine göre değişir.
     Çocuklar fiziksel donanımları yetersiz olduğu için, bazı etkinliklerde başarısız
    olmaları halinde, kesinlikle suçlanmamalıdır.
    PSİKO-SOSYAL GELİŞİM
    Psiko-sosyal gelişme, bilişsel, duyuşsal ve ahlaki boyutları olan kompleks bir
    kavramdır. Bu kavramların hepsi büyük ölçüde eş zamanlı olarak oluşan ve karşılıklı
    olarak birbirleriyle etkileşen değişkenlerin ürünüdür.
    Biliş: çevremizi öğrenme ve anlamayı içeren zihinsel etkinlikler karşılığı olarak
    kullanılır ve yaklaşık olarak düşünme terimi ile eş anlamlıdır. Örneğin çocuk belli bir
    biyolojik gelişme evresine ulaşmadan konuşamaz. Ayrıca eğer çocuğun konuşma
    denemeleri, anne baba tarafından gerektiği şekilde ödüllendirilmez ve
    yönlendirilmezse, konuşma becerisinin yeterince gelişmesi beklenemez.
    Piaget’in Bilişsel Gelişme Evreleri (0-6 yaş)
    Duyusal Motor Evre (0-2 yaş)
    Bu evrede bebek dış dünyayı ve kendini keşfetmek için duyularını ve motor
    becerilerini kullanır. Çevreyi keşfetme çabasında, doğuştan gelen duygusal,
    hareketsel yeteneklerini kullanır. Çocuk bu evrede nesnelerin ne olduğunu anlamak
    için tuttuğu şeyleri ağzına götürür.Ayrıca emme, tutma, yakalama gibi basit
    edimlerle kendi vücudunu ve çevresini tanımaya çalışır.Duyu organlarını ve bedenini
    kullanabilmeyi öğrenir. Örneğin bebek beş aylıkken, bir çıngırağı bilinçli olarak sallar,
    ellerinin vücudunun bir parçası olduğunu anlar, hoşlandığı edimleri haz duyarak
    tekrarlar. Ancak bebek, bilişsel olarak kendini yönetme ve uyaranlara bilinçli bir
    biçimde tepkide bulunma yeteneğinden yoksundur.
    Bu evrede önemli bir başka gelişme, nesnelerin kalıcılığını keşfetmektir.Örneğin
    beş aylık bir bebek, elindeki oyuncak, bir örtünün altına saklandığında ilgisini
    kaybeder ve oyuncağı aramaz ancak on aylık bir bebek, nesnenin yok olmadığının
    bilincindedir, nesnenin varlığını sürdürdüğünü bildiği için arayarak ona ulaşmaya
    çalışır, bu ulaşma eyleminin uzun süreli bir arama olamayacağı açıktır. Bu evredeki
    gelişme de çocukların içinde bulundukları sosyo-kültürel koşullara göre farklı düzeyde
    oluşur.
    Bu evrenin sonuna doğru bebek basit zihinsel etkinlikler göstermeye başlar
    örneğin sınama yanılma yoluyla, nesne ve olayları sembolleştirir.Daha önce gördüğü
    nesneleri anımsar. Basit problem durumları ile karşı karşıya bırakıldığında, önceki
    deneyimlerden yararlanarak veya başkalarından yardım isteyerek sorunu çözmeye
    çalışır. Bebek ertelenmiş taklit özelliği gösterirse zihninde kavramları taşımaya
    başlamış demektir.
    İşlem Öncesi Evre (2-7 yaş)
    Bu evrenin karakteristik özellikleri, ben merkezci düşünce, oyuna düşkünlük ve
    şematik algı olarak özetlenebilir. Bu evrenin başında çocuklar bir ölçüde sınırlı sözcük
    dağarcıkları ile simgesel düşünebilmekte ve kelimeleri kullanmaya başlamaktadırlar,
    ilkel düzeyde nesns ve semboller arsındaki ilişkiyi anlarlar. Fakat bu evredeki çocuklar
    henüz konular arasında mantıksal ilişkiler kuramazlar çünkü henüz olayları oluşturan
    neden sonuç ilişkilerini anlayacak bilişsel yeterlilikten yoksundurlar. Ayrıca korunum ve
    tersine dönebilirlik olarak adlandırılan bu kavramlardan yoksunluk, dönemin
    karakteristik özelliklerindedir.
    Korunum : örneğin aynı miktardaki bir sıvı, büyük bir bardaktan küçük bir bardağa
    döküldüğünde sıvı miktarı değişmediği halde çocuğa göre su çoğalmıştır. Aynı
    şekilde küçük bardaktaki su daha büyük bir bardağa dökülürse, çocuk suyun
    azaldığını düşünür. Korunum kavramı ile ilgili çok bilinen bir başka örnek ise bir kilo
    pamuğun mu, yoksa bir kilo demirin mi daha ağır olduğu şeklindedir. İşlem öncesi
    evredeki çocuklara göre, bir kilo demir daha ağırdır.
    Tersine dönebilirlik(çevrilemezlik): Bir işlemin sonuçlarından hareketle başlangıç
    durumuna ulaşmayı tanımlar. Bunu iki örnekle açıklayalım:
    Annesi dört yaşında bir çocuk olan Gökberk’e ‘pastanı istersen dörde, istersen
    sekiz bölerek yiyebilirsin’ deyince Gökberk ‘ama anne sekize bölersem pastam
    çoğalır, o kadar yiyemem’ diye yanıt verir.
    Dört yaşındaki Can’a öğretmeni sorar ‘erkek kardeşin var mı Can? Can ‘evet’ der.
    Öğretmeni ‘adı nedir’ Can ‘Taylan’ diye cevap verir. Öğretmeni ‘peki Taylan’ın erkek
    kardeşi var mı? Can ‘yok’ der.
    Öte yandan son dönemlerde bu evrede bilişsel işlem yeteneğinin belirgin bir
    biçimde geliştiği yönündeki görüşler psikologlar arasında giderek
    yaygınlaşmaktadır.Aşağıda dört yaş çocukları üzerinde bu amaçla yapılan
    araştırmadan (Cherkes ve Miriam 1996) alınan kesit bu yöndeki görüşleri doğrular
    niteliktedir.
    Yetişkin: Kaya yürüyebilir mi? İnsan yürüyebilir mi?
    Çocuk: Hayır Evet
    Yetişkin: Neden? Oyuncak asker yürüyebilir mi?
    Çocuk: Bacakları yoktur Hayır çünkü yapma bacakları vardır
    Görüldüğü gibi bu evrede çocuklar bir ölçüde nedensel düşünme yetisine sahip
    olmaktadırlar. Ancak bu tür bulguların genellenmesi konusunda hala bazı çekinceler
    vardır.
    Ben merkezcilik: bu dönemde çocuklar başkalarının duygu ve düşüncelerini fark
    etmezler, başka çocuklarla alay edip hayvanları incitebilirler, karşısındakinin duyduğu
    acıyı anlayamazlar. Örneğin, çiftçiler inekleri niçin besliyor? sorusuna iki yaşındaki
    çocuk ben sütünü içeyim diye, dört yaşındaki çocuk ineklerle oynamak için cevabını
    veriyor.
    Birlikte oynuyormuş gibi görünseler de herkes kendi oyununu oynar, kendi
    düşünceleriyle ilgili konuşur.
    Koşullara göre değil sonuca göre karar verir: örneğin, vitrinde gördüğü elbiseyi
    almak ister, paranın olup olmadığını düşünmez.
    Hayal ile gerçeği ayırt edemez: örneğin, rüyasında annesinin kendisine kızdığını
    görür ve onu gerçek zannederek anneye tavır alır.
    Devresel tepkiler görülür: çocuk aynı şeyi tekrar tekrar yapmaktan zevk alır. Bu o
    davranışı özümlemeye çalıştığını gösterir.
    Sürekliliği bu dönemde kazanır: örneğin, çocuk elbisesini giydiği kişi olacağını
    düşünür.
    Özelden özele akıl yürütme: işlem öncesi çocuk tümdengelim ve tümevarımı
    kullanamaz örneğim, haşlanmış yumurtasını o gün yemezse kahvaltı yapmadığını
    söyleyebilir.
    Kategorilere ayırabilmeyi öğrenme: renk ve biçim olarak kategorilere ayırmayı
    öğrenir.
    Yapaycılık ve canlandırmacılık: yapaycılık, doğal olgulara birinin neden olduğunu
    düşünmektir. Canlandırmacılık ise cansız nesneye canlılık özelliği yüklemesidir.( araba
    hareket eder canlıdır)
    Kavramsal düşünce bütünleşmemiştir: Örneğin çocuk bir kadını öğretmen ya da
    anne olarak sınıflandırabilir ancak aynı kadının hem anne hem de öğretmen
    olabileceğini anlamayabilir.
    Piaget’nin Eğitim Sistemine İlişkin Görüşleri
     Öğrenme yaşantısı, her gelişim evresinin bilişsel özelliklerini yansıtan bir içeriğe
    sahip olmalıdır.
     Okul gerçek yaşamın canlı ve dinamik bir kesintisini oluşturmalıdır. Bu amaçla
    sosyal yaşam, bütün öğeleriyle eğitim sistemine yansıtılmalıdır.
     Öğrenme yaşantıları çocuğun hazır bulunuşluk düzeyine ve mevcut biliş yapılarının
    niteliğine uygun olmalıdır.
     Program içeriklerinin belirlenmesinde çocuğun beklenti ve gereksinimlerinin
    merkeze alınması gerekir. Ayrıca çevre çocuğun bilişsel gelişim düzeyine uygun bir
    şekilde düzenlenmelidir.
     Öğretme öğrenme sürecinde öğretmenin görevi dersi anlatmak değil, öğrencinin
    öğrenmesine kılavuzluk etmektir. Öğretmen öncelikle uygun pekiştireçler kullanarak
    öğrencileri güdülemeli, öğrencinin soru sorması özendirilmelidir.
     Eğitim olanaklar ölçüsünde bireyselleştirilmelidir.

  • #2
    Rabia PEKKAN (rpekkan) - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.Mart.2009
    Yer
    Antalya
    Mesajlar
    15,760
    @Rabia PEKKAN (rpekkan)






    Çok teşekkürler paylaşımınız için..

  • YORUM BIRAKMAK İÇİN ÜYE OLMALISINIZ !

    ÜYE OLMAK İÇİN TIKLA

    Benzer Konular

    1. DÜNYA ÇOCUKLARININ SESİ
      By Ülkü DUYSAK in forum ŞİİRLER
      Cevaplar: 1
      Son Mesaj: 20.Nisan.2011, 21:02
    2. KIZ VE ERKEK ÇOCUKLARININ PSİKO-SOSYAL FARKLILIKLARI NELERDİR?
      By Meryem DURMUŞ (ermer) in forum Bilinçli Anne-Baba Olma Rehberi
      Cevaplar: 1
      Son Mesaj: 07.Şubat.2011, 12:11
    3. FİZİKSEL CEZA ZEKA SEVİYESİNİ DÜŞÜRÜYOR
      By fatma_12 in forum SERBEST KÜRSÜ
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 30.Ocak.2011, 00:57
    4. OKUL ÖNCESİ DÖNEM ÇOCUKLARININ MATEMATİK BECERİLERİ
      By Kübra AKÇİMEN in forum MAKALE-ARAŞTIRMA ve BİLİMSEL YAZILAR
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 29.Haziran.2010, 22:05
    5. FİZİKSEL CEZA ÇOCUĞUMU NASIL ETKİLER?
      By Meryem DURMUŞ (ermer) in forum Bilinçli Anne-Baba Olma Rehberi
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 24.Kasım.2009, 21:13

    Yetkileriniz

    • Konu Acma Yetkiniz Yok
    • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
    • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
    • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
    •  

    Giriş

    Facebook platformu Giriş