ÇOCUKLAR İÇİN MÜZELERİN ÖNEMİ

Çocuk ait olduğu kültürü öğrenir, farklı kültürleri tanır.

Farklı uygarlıklara ait kültürleri simgeleyen nesne ve sanat yapıtlarının örnekleri müzelerde bulunur. Çağdaş müzecilik doğrultusunda çalışan müzeler kendi koleksiyonlarını sürekli topluma sunarken, geçici sergiler ile de farklı kültürleri tanıtmış olurlar. Bu durum “İnsanın kendi toplumunu tanımasını sağladığı gibi, toplumların birbirlerini tanımalarına, dolayısıyla da kültürlerin birbirlerine yakınlaşmalarına ön ayak olur.”Yeni kültürel değerlerin oluşması bu da alt birikime bağlıdır.

Gelişimin ve değişimim kaçınılmaz olduğunu kavrar.


Farklı süreçler, farklı ilişkiler yumağı onları kaçınılmaz olarak değiştiriyor, geliştiriyor, yok ediyor, yaşanılan duruma uygun olarak yeniden yaratıyor. Geçmişten günümüze gelene dek pek çok şeyin değiştiğinin kanıtları müze galerilerinde sergilenen nesnelerdir. Ardı ardına dizili olan nesneler aracılığı ile çocuk, geçmişle günümüz arasında bağ kurarak değişimi somut olarak görür ve nesnenin ardında gizli olan içeriği kavramaya çalışır.

Tarihsel olaylar ve o dönemlerin yaşam nesneleriyle ilişki kurmaya çalışırlar. Bu durum onların doğru tarih bilinci edinmelerine yardımcı olur.


Yaşamı yaşayarak kavrayan çocuklar için aile albümlerinde görerek ya da aile büyüklerinin anlattıkları ile geçmişi algılamak yeterli olamıyor. Yer darlığı nedeniyle evlerde saklayamadığımız eski yaşantılara ait eşyaları müzeler birçok zahmete katlanarak arayıp bulmakta ve değerlendirmektedirler. İşte müzeler, bizim evlerimizde barındıramadığımız, anlatmakla da kavratamadığımız geçmiş yaşamlara ait görsel, yazınsal ve işitsel her türlü belgeyi sergiler. Üstelik aile tarihinden de çok geriye giderek, çocuğun tarihi anlama sürecine doğrudan katkıda bulunan kurum olma niteliğiyle toplum yaşantımızda önemli yer tutar.

Müze, çocuklara farklı öğrenme ortamları sunar.


Günümüzde çocukların eğitim ve öğretiminde eğitim materyalleri olarak basılı yayınlar (kitap, dergi, ansiklopedi, atlas, broşürler, v.b) ve medya programları (TV, oyun ve eğitim CD’leri, v.b.) kullanılır. Bütün bu eğitim araçlarını kullanan çocuklar, edilgin öğrenme içindedirler. Oysa bilgilerin içselleşmesi ve kalıcı olması için çocukların öğrendikleri bilgiyi yaşantılarında kullanmaları gerekir. Müze ortamı öğrencilere alternatif öğrenme yolları ile karşılaşma, maddi kanıt ile aktif biçimde çalışma fırsatıdır.
Çocukların bilgiyi özümseyip dönüştürülebilmesinin öğrenmelerinde bir süreç olduğu kabul edilirse, bunun yalnızca ders kitapları ile yapılamayacağını da kabul etmek gerekir. Müze özellikle çocuk müzeleri, çocuklara kitap bilgilerinin yanı sıra anlamalarını kolaylaştırıcı bütün olanakları sağlar.
Tamamen kendi duygu ve deneyimlerini kullanarak nesne/yapıt çözümlemesi ve yorumlaması yapabilen çocuklar genellikle müzede yalnız davranmayı tercih ederler. Bunlar “Bireysel /Kendine Dönük” yanları kuvvetli olan çocuklardır. Daha doğaya dönük çocuklara parça-bütün ilişkilerini sorgulatacak etkinliklerle yaklaşılabilir. Genellikle geleneksel yöntemin kullanıldığı okul ortamında düz anlatım ve sınırlı çeşitliliği olan etkinliklerle her çocuğa ulaşmak mümkün değildir. Farklı yeteneklerden oluşan çocuklara erişebilmek için çeşitli yöntemler ve yaklaşımlar kullanarak etkinliklerini çeşitli tutan müzeler, çocuklara farklı öğrenme ortamları hazırlarlar.

Çocuklarda gözlem, yaratıcılık ve beğeni duygunun oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunur.
Müzeler bir anlamda görsel eğitim araçlarıdır. Görerek, gözlemleyerek yapılan eğitim daha kalıcıdır. Araştırmalar çocukların görme duyusunu kullanarak %75, işitme duyusunu kullanarak %13, dokunma duyusu ile %6, koklama %3 ve tat alma duyusu ile %3 öğrenebildiklerini gösteriyor. Müze koleksiyonunu zaman ve mekân ilişkisinde üç boyutlu olarak görmek, o havayı hissetmek ve yaşamak çocukları gözlem yapma olanağı tanır.
Çocuk ziyaretçilerine bilinçli yaklaşan müzeler çocukların bu gözlemlerini iyi değerlendirip, onları yeni yaratılar oluşturmaya teşvik edebilir. Müze çocuklara günlük yaşantılarında yaşayamayacakları atmosferi yaratırken onların hayal güçlerinden de yararlanmalarını sağlar.
Aynı zamanda müzelerde sergilenen dönemlerinin en seçme nesne ve sanat eserlerini görmek, çocukların estetik beğenilerinin gelişmelerine de yardımcı olur.

Müze ziyaretleri çocuklara, kültürel değerlerine sahip çıkma ve koruma bilinci edindirir.
Müze kültür varlıklarını saklar ve onları bizim için korur. Ama asıl koruma gelecek nesillerin yani çocukların kültürlerine sahip çıkarak korumasıdır. Müze ziyaretleri çocuklara kültürel değerlerimizi tanıma, onları benimseme ve koruma bilinci edinmelerine de katkı sağlar.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİNDE NEDEN MÜZELERDEN YARARLANMALIYIZ?

P.Schommer’in tanımına göre ‘Müze, halkın zevki ve eğitimi için türlü nesne koleksiyonlarını, tarih, bilim ve teknik bakımındın ve türlü araçlarla korumak, incelemek, değerlendirmek ve asıl bunları sergilemek amacıyla kurulmuş, devamlılığı olan bir kurumdur. 20.yy.’da toplumun değişen profili müzeleri halka daha yakınlaştırmış bu yeni durum müzelere günümüzde toplum eğitimine doğrudan hizmet veren yaygın eğitim kumru niteliği kazandırmıştır.

Günümü eğitim dünyası erken dönem çocukluk eğitiminin önemini kabul etmiş, Yapılan bütün bilimsel araştırma ve çalışmalar bu bilgiyi doğrular nitelikte olmuştur.
Bu dönemlerde çocuğa sunulacak zengin yaşantıları çoğaltmak için müze gezisi ile eğitim, çok önemli bir fırsat ve gerekli bir yaygın eğitim şeklidir.

Okul Öncesi dönem hayatın temeli, gelişimde alıcı bir dönemdir. Çocuğun aktif katılımı ve oyun ile eğitim temel ilkeler olarak kabul edilmektedir. Bireysel deneyimlerle, zengin çevre olanakları sağlanmalıdır. Çocuğun doğal merak duygusunu besleyecek yaşantılar sunulmalıdır.

Müzeler ve eğitim kurumları arasında bu temel ilkeler göz önünde bulundurularak sağlanacak işbirliği çocuğa çok önemli eğitim öğretim deneyimleri imkânı sunacaktır. Müze gezisi çocuğa geçmişi gösterebilmek için, önceki zaman kavramı ile ilgili deneyimler yaşatmak, bütün duyularını işe koşarak öğrenme sağlama, gözlem imkânı, yaratıcılığını farklı alanlarda kullanma imkânı sunacaktır. Beğeni duygusunu geliştirecek sanat kavramını soyuttan somuta çevirecektir.

Ayrıca müze gezileri çocuklara ülkelerinin zengin tarihsel mirasını tanımalarına ve onları koruma bilincine sahip olmalarına katkı sağlayacaktır.

Alıntıdır.