Kitap okuma oranının düşük olduğu ülkemizde gençler, kitapların pahalı olduğu, ders saatlerinin fazla olduğu gibi gerekçelerle kitap okumaktan kaçıyor

Haber: Zehra Daştan

Sadece gençler mi? Yapılan araştırmalar öğretmenlerin yüzde 8’inin hiç okumadığını gösteriyor. Hatta kitap okuma oranında bazı Afrika ülkelerinden dahi gerideyiz. Türkiye’de düzenli kitap okuyan sayısı sadece yüzde 0,01. Bağımsız Eğitimciler Sendikası’nın yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’de kitap okuma oranı yüzde 4,5. Yılda basılan kitap sayısı ise 23 milyon. Bu rakam en çok kitap okunan ülkelerden biri olan Japonya’da 4 milyar 200 milyona ulaşıyor.


Peki, gençler bu konuda ne düşünüyor? Ne kadar kitap okuyorlar, okul kütüphanelerinden yeterince yararlanıyorlar mı? İşte cevapları.


Marmara Üniversitesi 2. sınıf öğrencisi Semra Dursun düzenli kitap okuyamayanlardan. “Ders saatlerim çok fazla. Bunun dışında gazetecilik öğrencisiyim ve mesleğimi öğrenmem için okulun haber ajansına vakit ayırıyorum. Kitap fiyatlarını söylemiyorum bile. Çok pahalı. Bu şartlar altında doğal olarak okumak zorlaşıyor. Okulun kütüphanesinden kitap almaya kalksam çok küçük ve yetersiz. Derslerde hocalarımız kitap önerilerinde bulunuyorlar fakat okumayanları teşvik etmek için yetersiz bir çaba olarak kalıyor.

Kitaplar çok pahalı ama yazarın emeğine saygı için son iki yıldır orijinal kitap alıyorum. Korsan kitaplar yazarları yazmaktan soğutuyor. Yapılan emek hırsızlığından başka bir şey değil. Son zamanlarda tarih kitaplarına merak saldım. Ünsal Oskay ve Turgut Özakman’ın kitaplarını severek okuyorum.”


Mory Cevara İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler 1. Sınıf öğrencisi. 21 yaşında. Düzenli kitap okuyamıyorum. Ayda iki kitap bitiriyorum. Özellikle edebiyata meraklıyım. Kış aylarında daha fazla kitap okuyabiliyorum çünkü yazları çalışıyorum. Burada çok fazla korsan kitap var. Benim ülkem Gine’de korsana bu kadar talep yok. Korsan emek hırsızlığından başka bir şey değil. Kitap fiyatlarının pahalı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü yazar o kitaba emek harcıyor, düşüncesini satıyor. Fikrini satan adama pahalıya satıyorsun denir mi? Daha değerli başka bir şey var mı?”

Bircan Şen Arel Üniversitesi İngilizce Çevirmenliği öğrencisi. 23 yaşında ve okul saatler dışında çalıştığı için ayda bir kitap bitirebildiğini söylüyor. “Ayda sadece bir kitap okuyabiliyorum. Genelde aşk romanları okuyorum. Hıncal Uluç, Tuna Kiremitçi, Canan Tan, Ayşe Kulin en beğenerek okuduğum yazarlar. Askerliğimi de yaptım ve askerlik öncesinde tek bir kitap bile bitirmemiştim. Komutanımın teşvikiyle kitap okumaya başladım. İki ayda bir üç tane kitap alırım. Yurtta kalıyorum ve oda arkadaşlarımın da kitaplardan yararlanmasını istiyorum. Aynı şekilde onlarda üç kitap alıyorlar ve değiştirerek okuyoruz. Böylece birbirimizi teşvik ediyoruz. Korsana hayır diyoruz ama kitap fiyatları çok pahalı bizi yayınevleri korsana teşvik ediyor. Kitapları bu kadar pahalıya satan yayınevleri, yazarlar da hırsızlık yapıyor. Bir kitap bu kadar pahalı olur mu? Korsan alırken vicdanım hiç rahatsız olmuyor, çünkü yazarların yan gelirleri olduğunu düşünüyorum. Korsanla ben kitap okuyorum, korsancılar kazanıyor. Benim işime gelir.”

Behlül Çetinkaya 19 yaşında. Marmara Üniversitesi 2. sınıf öğrencisi. “Ayda bir ya da 2 roman bitiriyorum. Özellikle dünya klasikleri ilgimi çekiyor. Yeni çıkan kitapları popüler olursa merak edip okuyorum. İletişim fakültesinin kütüphanesine sadece ders çalışmaya gidiyorum. Yetersiz olduğunu düşünüyorum. Süleymaniye Kütüphanesi’ne gittim. Bir kişi bile yoktu. Kitap okuyan bir millet değiliz. Orijinal kitap almam. Aynı kitap, aynı içerik korsanda daha ucuz. Korsancıların 7’ye sattığı kitabın orijinalini 10’a versinler alayım. Hem ben kitap okurum, hem de yayınevi ve yazar kazanır. Yazarlar da hırsızlık yapıyor. Cebimdeki parayı alıyorlar. Param olmazsa ben nasıl kitap alırım. Bir bandrole 20-30 TL almak doğru mu?”


Mehmet Kabaoğlu İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat bölümü öğrencisi. “iki ayda bir kitap bitiririm. Bilim-Kurgu okuyorum. Çok beğendiğim bir kitap olursa orijinalini alıyorum. Onun dışında ben de korsan alanlardanım. Maddiyatım bu kadarına el veriyor. Orijinal kitaplar zenginler için, öğrenciler için yapılmıyor ki. Maddi durumum el verse orijinalini tabii ki de alırım. Korsanlar beş lira, orijinalini 10 liraya versinler ben de alayım.”


Memhet Kudret Aslan Marmara Üniversitesi öğrencisi. 33 yaşında. “Siyasi, dini, şiir, roman tarzı kitapları çok okurum. Ahmet Günbay Yıldız’ı severek okuyorum. Orijinal kitaplar çok pahalı ama korsan da almıyorum. Korsan yerine ikinci el kitap alıyorum.”

Jingyao Wang Çin’li bir öğrenci. İstanbul Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği bölümünde okuyor. “Her türlü romanı okurum. Ayda iki kitap kesinlikle bitiririm. Dersler kitap okumama engel değil. Sosyal hayatıma da vakit ayırabiliyorum. Benim ülkemde kitaplar burada ki kadar pahalı değil. Korsan da fazla yok. Orijinal kitap alıyorum. Kitap okumaktan çok büyük zevk alıyorum. Korsanlarda da çok fazla yanlış yapılıyor. Bu da kitaptan zevk almamı engelliyor. Korsan hısızlıktan başka bir şey değil.”

Öğrenciler, kitapların pahalılığından, ders saatlerinden yakınıyor. Yazarlar ve yayınevleri ise korsan kitapçılardan yakınıyor. Gençler bandrollere 20-30 TL yerine 10 TL değer biçilirse korsan almayız diyerek bu soruna çözüm üretiyorlar. Bu öneri yayınevlerine makul gelir mi acaba.


abbasgüclü