kohlberg

ahlak gelişim
kuram




KOHLBERG’İN AHLAK GELİŞİM KURAMI



İSMAİL CAN in KURAMLAR


KOHLBERG’İN AHLAK GELİŞİM KURAMI


Lowrence Kohlberg New York da 1927 yılında doğmuş ve 1948’de Şikago Üniversitesinde eğitim görmüştür (Mercin 2005). Kohlberg, ahlâki gelişimde zihinsel (Cognitive) etkenler üzerinde önemle duran ve gelişim kavramını buna göre oluşturan araştırmacılardan biridir. 1958 yılında onun doktora incelemesi ahlak konusunda bir araştırma olmuştur (Mercin 2005). 1973’te Kohlberg’in vücudunda tropik bir hastalık bulunmuştur. 1987’de bu hastalıktan dolayı hastaneye kaldırılmıştır. 17 Ocak’ta ise Kohlberg kaybolmuş ve bir süre sonra vücudu çalılıklar arasında bulunmuştur. Araştırmalara rağmen kesin ölüm nedeni bulunamamıştır. (Portland State College of Liberal Arts & Sciences: Department of Psychology | PSU Department of Psychology). Kohlberg “Ahlak Gelişim”adlı doktora tezi ile ahlaki gelişim konusunu incelemiştir. Kohlberg ahlaki gelişim kuramında, ahlaki yargının insan yaşamındaki işlevi çerçevesinde incelenmesi gereğini vurgulamıştır (Ulusoy 2004).
Ahlak gelişimi konusunda oldukça kapsamlı araştırmalar yapmış olan Kohlberg, Piage’nin zihin ve ahlaki gelişim alanında ortaya koyduğu dönemleri dikkate alarak ahlaki gelişimi incelemiş ve yeniden adlandırmıştır (Selçuk 2005, Senemoğlu 2005).
Ancak Kohlberg, araştırmasını çocukları oyunlarında gözleyerek değil, onlara ahlaki ikilemleri kapsayan durumlar vererek bu durumlarda nasıl tepkide bulunacaklarını sorarak yürütmüştür (Senemoğlu 2005). Verdikleri bu tepkilerde sorunu nasıl çözdüğü değil, çözümü gerçekleştirirken yürüttüğü akıl yürütme süreci ve niçin öyle davranılması gerektiğine ilişkin mantıksal dayanakları dikkate almıştır.
Çocuklara anlatılan ahlaki ikilem hikayeleri:
“Avrupa’da bir kadın kansere yakalanmış ve ölmek üzeredir. Doktorlar onu tek bir ilacın kurtarabileceğini söylerler. İlaç o şehirde bir eczacının bulduğu bir tür radyumdur. Eczacı ilaç için maliyetinin on katı olan 2000 dolar fiyat istemektedir. Kadının kocası Heinz tanıdığı herkesten borç isteyerek ilaç parasının yarısını toplayabilmiştir. Heinz eczacıya karısının ölmekte olduğunu söyleyerek ilacı kendisine satmasını, paranın geri kalanını daha sonra tamamlayacağını söyler. Ancak eczacı “hayır, ilacı ben buldum ve ondan para kazanacağım” diyerek ilacı satmayı reddeder. Heinz’de ümitsizlikten eczacının dükkanına girip eşi için ilacı çalar. Kocanın bunu yapması gerekir miydi?”
14 yaşında bir genç, kampa katılmayı istemektedir; babası ona bizzat kendisi para biriktirdiği takdirde izin vereceğine dair söz vermiş ve genç gazete dağıtımında çalışarak gerekli parayı biriktirmiştir. Fakat kamp öncesi babası fikrini değiştirmiş ve arkadaşlarının düzenlediği bir balık avı partisine katılmaya karar vermiştir; ancak para sıkıntısı vardır ve oğlundan kamp parasını ister. Kamptan vazgeçmek istemeyen genç babasının isteğini reddetmeyi düşünmektedir.
Oktay lise 1. sınıf öğrencesidir. Annesi ile birlikte yaşamaktadır ve annesine yardım olsun diye bir gece işinde çalışmaktadır. Sınıfta derslerle ilgili bir öğrenci olmasına rağmen ders çalışmak için yeterli vakit olmadığından dersleri çok iyi değildir. Özellikle tarih dersinin olduğu gece çalıştığı için bu derste durumu pek iyi değildir. Eğer final sınavından zayıf alırsa o dersten kalıcak ve gelecek sene çalıştığı işle ilgili sorunlar çıkacaktır.
Sınavın olduğu günün gecesi işe gitmemeyi planlamıştır ama aksilik olmuş, patronun işçilerinden biri hastalandığı için hemen işe gelmesini istemiştir. Patronu çok baskı kurunca gönülsüz olarak akşam saat 20.00 işe gitmiş ve gece 02.00 kadar çalışmıştır. Eve geldiğinde ders çalışmaya gayret etmiş ama uyuya kalmıştır. Sınava girmiş ve testi boş bırakmaya karar vermiştir. Zihni karma karışıktır. Tam o sırada sınıfın en çalışkan öğrencilerinden birinin kağıdının yakalanma ihtimali olmadan rahatlıkla göreceği pozisyonda olduğunu fark etmiştir.
Bu hikayelere verilen cevaplar 6 aşamalı karmaşık bir moral gelişim sistemine göre değerlendirilir.

Kohlberg’e Göre Ahlaki Gelişim
Dönem: Gelenek Öncesi Düzey
1.Dönem: Ceza – İtaat
2. Dönem: Çıkara Dayalı Alış Veriş
Dönem: Geleneksel Düzey
3. Dönem: Kişiler Arası Uyum
4. Dönem: Kanun ve Düzen
Gelenek Ötesi İlkelere Dayalı Düzey
5. Dönem: Sosyal Anlaşma
6. Dönem: Evrensel Ahlaki İlkeler
Gelenek Öncesi Düzey
Bu düzeyde çocuk kültürünün getirdiği iyi ve kötü, doğru ve yanlış kavramlarına açıktır, ortak davranış kurallarına uyar.
1. Dönem Ceza ve itaat dönemi (Yaklaşık 4-5 yaş arası dönem):
Bu evrede davranışın sonucunda doğruluk ve yanlışlığına bakılır. Örneğin çocuk eğer ahlaki olarak hata yapmışsa cezalı, doğru olanı yapmışsa değildir. Birinci evre son derece ilkel özellikler taşır. “Çocuk bütün sorunlara fiziki cezalarla çözüm arar”.
Zıddı olan doğru davranış düşüncesi de ödül getirir kanısındadır. Bu evreye ilişkin örnek olarak, trafik polisinin olmadığı bir kavşakta kırmızı ışıkta geçen sürücünün davranışı veya sınavda hocasının görmeyeceğini anlayan öğrencinin kopya çekmesi verilebilir. Bu evredeki birey “Henz hikayesinde Henz’in suçlu olduğunu ve polisin onu yakalayarak hapse atacağını düşünür” (Bacanlı 2002).
2. Dönem (Yaklaşık 6-9 yaş arası dönem):
Gelenek öncesi özellikler taşımakla birlikte ikinci evre birinci evreye oranla daha gelişmiş özellikler gösterir. Bu özellikler çocuğun yeni zihinsel ve rol alma yeteneklerinden kaynaklanır. Bu evrede göze göz dişe diş anlayışı hakimdir. Kurallara, ihtiyacı karşıladığı sürece uyulur. Bu dönemdeki birey için her şey karşılıklıdır. Bu dönemde “doğru” olan şey, diğer insanların ihtiyaçlarını da dikkate alan, somut ve karşılıklı adil alışveriştir. Bu evredeki kişi ne kadar verirsem o kadar almalıyım anlayışına sahiptir. “Bu evredeki birey Henz hikayesinde Henz’in suçsuz olduğunu, çünkü hırsızlığı karısı için yaptığını ve bir kocanın karısı için bunu yapması gerektiğini düşünür (Bacanlı 2002).
Geleneksel Düzey
Bu düzeyde ailenin, grubun ya da kişiden beklediği davranışlar kişinin kendi inançları kadar değerlidir. Uzlaşmadan öte bir benimseme söz konusudur.
3. Dönem (Yaklaşık olarak 10-15 yaş arası dönem):
Bu evrede kişiler arası uyum ya da iyi davranış; başkalarını hoşnut kılan, onlara yardım eden ve onlar tarafından beğenilen davranıştır. Kibar olarak takdir edilmek önem kazanmıştır. Bu evrede iyi vatandaş vergi öder; iyi çocuk anne ve babanın koyduğu kurallara uyar ve ona göre hareket eder. Bu evredeki birey “Henz hikayesinde Henz’in suçlu olduğunu, çünkü toplumdaki insanların onu ayıplayacağını düşünür (Bacanlı 2002).
4. Dönem (Yaklaşık olarak 15-18 yaş arası dönem):
Yasa ve kural yönelimi vardır. Otoriteye ve kurallara uyma ve toplumun isteklerini yerine getirme yönelimi başlamıştır. Kurallara uymanın nedeni, toplumsal sistemin–düzenin korunmasıdır. Bu dönemdeki birey öğrencinin kopya çekmemesi gerektiğini, çünkü kopya çekmenin kurallara aykırı olduğunu savunur. Bu evredeki birey Henz hikayesinde Henz’in suçlu olduğunu, çünkü Henz’in kanunlara aykırı davrandığını ve toplumsal düzeni bozduğunu düşünür (Bacanlı 2002).
Gelenek Ötesi İlkelere Dayalı Düzey (Özerk Ya da İlkeli Düzey)
Bu düzey, evrensel geçerliliği olan ahlak kurallarını, değer ve hukuki anlaşmalarını korumak esastır.
5. Dönem(Yaklaşık olarak 18-20 yaş arası dönem):
İyi eylem, tüm toplum tarafından kabul edilmiş normlara göre tanımlanır. Temel hakları çiğneyen anlaşmalar ahlak açısından taraflar isteyerek girmiş olsalar bile geçersizdir. Örneğin insanın sömürülmesi ve kölelik sistemi taraflar arasında anlaşma olsa bile kabul edilemez. Bu evredeki anlayışa göre, hiçbir yasa bir insanın ölümüne neden olabilecek uygulamayı meşru gösteremez. Ancak aynı zamanda kimse de çalma hakkına sahip değildir.
6. Dönem (Yaklaşık olarak 20 yaş):
Altıncı evrede hayatın değeri, her türlü kişiler arası ilişkiden ötede, zorunluluk olarak kabul edilir. Bu evrede evrensel etik ilkelerine yönelim vardır. Söz konusu hayatın değeri olduğunda bunun kime ait olduğu, ne tür bir ilişki, yakınlık veya sözleşme çerçevesinde olduğu önemli değildir (Mercin 2005).
Kohlberg Kuramının Başlıca Nitelikleri
• Her bireyin ahlaki yargısı aynı sırada ve dönemlerde gelir.
• Ahlaki gelişim tedrici ve devamlıdır.
• Bir döneme girildiğinde birey bu döneme ait yargılarda bulunur, nadiren daha düşük dönemlere geriler.
• Eğitim, en fazla bir sonraki ahlaki yargı dönemine geçilmesine yardımcı olabilir (Selçuk 2005).
Kohlberg Kuramının Sınırlılıkları
Kohlberg, ahlak gelişim aşamalrının aşağı yukarı aynı yaşlardaki bireylerde aynı sırayı izlediğini, ABD, Meksika, Tayvan ve Türkiye ‘de ortaya koymuştur. Ancak farklı kültüre sahip olan tüm topluma genellemiştir. Bir çok araştırma, erkeklerde yürütülmekle birlikte kadınlarla yapılan bazı araştırmalarda da benzer yapılar bulunmuştur. Ancak Kohlberg, bulgularını tüm insanlara genellemiştir (Seçuk 2005).
Din ve sosyal ilişkilerden etkilenen ahlaki kurallar, içinde bulunan toplumun özelliklerine göre farklılık gösterebilmektedir (Seçuk 2005).
Bazen insanların söyledikleri ile yaptıkları farklılık gösterebilir. Ayrıca farklı dönemlerde bulunan bir çok kişi, benzer şekilde davranabilmekte ya da aynı dönemde bulunan bir çok kişi farklı davranmaktadır (Senemoğlu 2005).