Yemeği Reddeden Çocuk!!!

Hale KÜÇÜKOSMAN / ÇAĞDAŞ ADIMLAR ÇOCUK KULÜBÜ OKULU MÜDÜRÜ

Toplum olarak yemek konusunda çok duyarlıyız.Çoğumuz fazla kilolardan kurtulmak için zayıflama rejimleri ve jimnastik yaparken cazip yiyecekler sunulduğunda hayır diyemiyor,hala kilolu bir çocuğun sağlıklı olduğunu düşünmekten de kendimizi alamıyoruz.

Toplum olarak yemeğe ve yemek çeşitlerine oldukça önem veririz.Çünkü damak zevkimiz çok önemlidir.Yemek bizim için bir kültür halini almıştır.Zeytinyağlıları,su böreklerini mantıları görünce lezzetlerine dayanamayıp neredeyse patlayıncaya dek yiyebiliriz.Tabii bu üç öğünle de kalmayıp sürekli olabilir.Yemek aralarında da çoğu zaman ağzımız pek boş kalmaz.Birşeyler yemezsek sanki kendimizi boşluktaymışız gibi hissederiz.Bu alışkanlığımız çocuklarımız tarafından taklit edilir.Hatta bizim zorunlu kılmamızla onlar için de zamanla alışkanlık halini alır.Çocuğa sistemli olarak çok yemesini öğretiriz.Ödül olarak da tatlı ve şekerlemeler vererek çocukları müptela yaparız.Çocuk,tatlı,şeker bulunmadığında başka besin maddelerine yönelerek onlarda doyum aramaktadır.Dolu mide kural olmuştur.Bu kural sürekli geçerli sayılarak ileri yaşlara kadar bol bol tıkınılır ve çocuğumuz yemeği reddettiğinde bulutlardan aşağı yuvarlanmış gibi oluruz.Hemen birşeylerin yolunda gitmediği sonucunu çıkarırız.
Yemeğin reddi işaretini algılamak güç değildir.El sürülmemiş bir tabak bunun açık bir göstergesidir.Ama çocuğun bu davranışıyla ilettiği duyular çok çeşitli ve sayısız olabilir.Zararsız ve doğal nedenlerden ciddi ve kaygı verici nedenlere kadar her türlü gerekçeye rastamak mümkündür.İşaretleri doğru anlamlandırabilirsek çocuğa çıkışmak yada ceza vermeyi bir yana bırakıp yemek saatini yeniden eğlenceli bir hale getirmeye çalışırız.Öte yandan bu işaret ardında çok karmaşık sorunların gizlendiği duyularda içerebilir.
Pembe ve dolgun yanakları ile bir sağlık simgesi olan ve gelişimi normal seyreden bir çocuğun aniden yediği miktarın yarısı kadar yemek yemeye başlaması çoğu anneyi endişelendirebilir.Fakat bu ani iştah azalması hemen bir ciddi sağlık bozukluğunun belirtisi olarak yorumlanmamalıdır.Çocuk aslında yemeği reddetmemekte ama besin alımını azaltmış olduğu görülmektedir.Çocuk artık eskisi kadar hızlı büyümediği ve beden dokusu daha yavaş yapılandığı için,eskisi kadar kaloriye ihtiyaç duymamaktadır.Anne baba yenen yemek miktarını denetleyeceklerine,çoocuklarını izlerlerse çocuğun daha yavaş ama aralıksız kilo aldığını göreceklerdir.Beslenme içgüdüsünün yavaşlaması çok normaldir.Ancak çok ender olarak organik yada işlevsel bozukluklardan kaynaklanır.Öte yandan çocuk çok seçici olabilir.Örneğin;yalnızca süt ve hamur işiyle beslenmek ister.Buda iştahsızlığına neden olur.Ama besin alımı dengeli olmalıdır.Her gıda maddesi yeterli oranda protein,karbonhidrat,mineral ve vitaminler içermediğinden anne çocuğun her istediği besin maddesinden,her istediğinde,istediği miktarda yemesine izin vermemelidir.Besin maddelerinin yeterli ve dengeli olarak alımı sağlanmalıdır.
Bazı çocuklar belli birtakım besin maddelerini almaktan kaçınır.Bu sebze yada et olabilr.Herhalde tadı hoşuna gitmiyordur.Bu besinleri önce süsleyip cazip hale getirerek bir kez daha denemesi önerilmelidir.Eğer bu kez de reddediyorsa ısrarla üstünde durmamak gerekir.Eğer gerekli besin maddelerine eş değerde başka besinler alabiliyorsa bu konuda hoşgörülü olunabilir.Öte yandan süt etin yerine,muhallebi sebze yerine geçmez.Çocuk bunu "istemiyorum" diyorsa gerçekte başka birşey yemek istediği algılanabilir.Ama aslında o sevmediği şeyin içinde önemli besin maddeleri vardır.O zaman çocuğa hep özellikle tadından hoşlandığı yiyecekleri değil,öteki sevmediklerini de yemesi gerektiği cazip hale getirilerek öğretilebilir.
Yemeğin reddi tıbbi bir işaret de olabilir.Örneğin;sütün içerdiği şeker,laktoz sindirim sırasında parçalanamaz.Bu tür çocuklarda süt;kramp,gaz,ishal yapabilir.Ya da belli bazı yiyeceklerde ve katkı maddelerine karşı alerjisi olabilir ve çocuk kusar,kaşıntı ve döküntüler çıkarır ve astım olabilir.Besinlere koyulan katkı maddeleri kronik,bedensel yada nörolojik rahatsızlıklara neden olabilir.Alerjik çocuklar genellikle bu tür yiyecekleri reddeler.Yemekten kaçındığı bir besini çocuğa zorlamadan önce yediğinde ne gibi sonuçlar belirdiğini gözlemlemek gerekir.Bu tutumla yemek reddiyle verilen işarete akıllı ve dikkatli tepki gösterilebilir.Gerçek bir alerji varsa bir çocuk doktoruna başvurulmalıdır.
Çok önemli bir nokta da çocuğa sofra alışkanlığını kazandırmaktır.Çocuk yemeği öğününde aile ile birlikte ve masada yemek zorunda olduğunu öğrenmelidir.Yemeğini masada yemeyen bir çocuğun sonradan acıktım demesi karşısında duygusal davranmamak ve istediğini vermemek gerekmektedir.Böylece çocuk yemeğin bir kültür olduğunu daha kolay algılayabilecektir.
Zaman zaman çocuk yemek yemeyi anne babaya karşı silah olarak kullanabilir.Evde çok fazla ilgi görmeyen ,sevgi ihtiyacı yeterince karşılanmayan ve kendisine yeterince önem verilmediğini düşünen çocuk masadaki yemek yeme süresini ilgi odağı olmak için uzatabilir.Böylece yemek süresince kendisiyle ilgilenecek uzun süre dikkat çekebilecektir.
Yemeğin aile yaşamında önemli bir yer tuttuğunu anlayan bir çocuk yemek yemeyi reddederek anne babasını cezalandırabileceğini sezer.Anne babasına kızmışsa ve öfkesini boşaltacak bir çıkış yolu arıyorsa yemeğin reddi çok iyi işlev görür.Yemeğin reddedilişinde bir baş kaldırı edası vardır,tabak hışımla itilir.Anne baba bu durum karşısında heyecanlanmamalı,çocuğun üstüne düşmemelidir.Soğukkanlı davranarak çocuğua kendilerine kızgın olduğunu anlatmaları gerekmektedir.İstediği etkiyi yaratamayınca çocuk bir süre sonra bu açlık grevine son verecektir.Öfkesinin nedenlerini unutup bir başkasını cezalandırmakla kişinin çoğu zaman ona değil kendisine ceza vermiş olduğunu anlayacaktır.
Çocukların yemek yemeyi reddetmesi bazen gizli bir üzüntüyle ilgili olabilir.Daha ileri yaşlardaki çocukların üzüntü içlerini kemirdikçe iştahları kesilir.Bu üzüntü bazen gerçek bir nedene bazende gerçekte çok önemli olmayan bir nedene dayanır.Önemli olan anne babanın bu üzüntünün kaynağını çabuk keşfetmeleridir.Sonuç bir ruhsal kriz ya da yetrsiz beslenmeye varmadan işaretin algılanma ve nedenlerinin ortaya çıkarılması iyi olur.
Yemek saati sürekli sorgulamalar,uyarılar ve öğüt verme ile geçiyorsa çocukta doğal olarak iştah kalmaz kavga ve tartışmalar sofrada yapılırsa çocuk yemekten zevk almaz olur.Gergin hava yemeğin reddine neden olur.Bütün bunlara maruz kalan çocuklar genellikle başkalarının evlerinde gayet iyi yer.Evdeyse tabağı iter.O zaman insan kendi kendine bir sormalı,acaba çocuk evdeki bu gergin havaya artık dayanamıyor mu? diye
İşte sevgili anne ve babalar,gördüğünüz gibi çok ufak sinyaller,işaretler büyük sorunların habercisi gibi değilmi? Önemli olan bu sinyalleri hemen keşfedip istenmeyen durumu oratdan kaldırmak ya da probleme en kısa zamanda çözüm yolları aramaktır.Mutlu ve sağlıklı günlere
Herşey çocuklarımız için...

.ALINTIDIR.