Parsons'ın fonksiyonalist yaklaşımıyla hazırlanmış gibi, farkların çoğu biyolojik anlamda cinsiyetten (sex) çok toplumsal cinsiyetle (gender) ilişkili. Bazı maddelerde erkek ve kız çocuklar arasında manidar bir fark yok (en azından çocuklardan gördüğüm kadarıyla). Bir deney hatırlıyorum yeni yürümeye başlayan çocuklar (toddler) ve ebeveynleriyle yapılmış: beş farklı aile davet ediliyor ve ebeveynlerle çocuklar ayrılıyor. Ebeveynlerle yapılan mülakatlarda çocuklarının cinsiyetlerine ilişkin tutumları sorgulanıyor, özellikle de çocuklarına cinsiyetlerine göre mi yoksa çocukların isteğine göre mi oyuncak giysi vb aldıkları soruluyor. Katılımcı ebeveynlerin tamamı çocuklarını özgür bırakmaya çalıştıklarını ve çocuklarının isteklerinin daha önemli olduğunu söylüyorlar. Ayrı bir odadaki çocuklara kendi cinsiyetlerinin dışında kıyafetler giydiriliyor (erkek çocuğa kız kıyafeti, kız çocuğa erkek kıyafeti). İkinci aşamada her ebeveynden bir çocuğa (kendi çocuğu olmayan bir çocuğa) bir süreliğine bakıcılık yapması isteniyor. Bakıcılığın yapılacağı odada erkek ve kız çocukların sevdiği oyuncaklar (kamyon, bebek vb) ve nötr oyuncaklar (yap-boz, top vb) var. Bu dönemde çocukların cinsiyetlerini ayırt etmeyi sağlayacak görsel veri yetersizdir daha ziyade çocuğun kıyafetinden aksesuarlarından ve bu nesnelerin renklerinden cinsiyeti ayırt edilir. Dolayısıyla çocuğu tanımayan yetişkin de çocuğun kıyafeti, kıyafetin rengi, aksesuarlar (toka vb) gibi nesneler yoluyla cinsiyetini tahmin etmiş (dolayısıyla yanılmış) oluyor. Ebevenylerin, çocuklara bakıcılık ederken (çocuklar başka oyuncaklara ilgi gösterseler de) çocuğu, varsayılan cinsiyetine uygun oyuncaklara yönlendirmeye çalıştıkları görülmüş. Yani örneğin kız kıyafeti giydirilmiş bir erkek çocuğa bakıcı ebeveyn bebek vermiş ve çocuk kamyona meyil etse de önüne bebek koymuş ya da tam tersi. Ayrıca çocuklarla oynarken çocuklara verilen pozitif geribildirimlerde de manidar farklar görülmüş. Örneğin kız gibi giydirilmiş erkek çocuklara güzel oldukları prenses oldukları vb söylenirken erkek gibi giydirilmiş kız çocuklarına güçlü oldukları yakışıklı oldukları söylenmiş.

Çocuklar için de yetişkinler için de cinsiyete ilişkin bir çok fark sıralayabiliriz ama bunların hangileri gerçekten biyolojik yapıya bağlıdır hangileri kültürel yapıya, farkında olmadan, otomatik olarak yaptığımız varsayımlara bağlıdır? Örneğin (sadece bir örnek) acaba erkek çocukları futbola daha meraklıysa bunun sebebi erkek olmaları mıdır yoksa ebeveynlerin kız çocuklarını futbolun sert doğasına dayanamayacak kadar narin olduklarını varsaymaları mıdır?