Bu Kadar Sevebilirmisiniz?


             

Ä°letiÅŸim


 05xx xxx xx xx


vbnetron


[email protected]

×

Bu Kadar Sevebilirmisiniz?

  • #1
    sundance - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.Haziran.2009
    Nereden
    izmir-istanbul
    Mesajlar
    437
    @sundance



    Bu Kadar Sevebilirmisiniz?





    Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri
    > >>>>>
    > >>>>>>tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan
    > >>>>>
    > >>>>>>sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha
    > >>>>>
    > >>>>>>karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan,
    > >>>>>
    > >>>>>>aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç...
    > >>>>>
    > >>>>>>Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz
    > >>>>>
    > >>>>>>zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah
    > >>>>>
    > >>>>>>otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında.
    > >>>>>
    > >>>>>>Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti
    > >>>>>
    > >>>>>>otobüse, kız ise ablasında....
    > >>>>>
    > >>>>>>Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden
    > >>>>>
    > >>>>>>evlerinden çıkıp,Sehrin öbür ucundaki o durağa,
    > >>>>>
    > >>>>>>onların durağına geldiklerini, gülerek
    > >>>>>
    > >>>>>>İtiraf ettiler bir süre sonra...
    > >>>>>
    > >>>>>>Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem
    > >>>>>
    > >>>>>>de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar
    > >>>>>
    > >>>>>>ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri
    > >>>>>
    > >>>>>>hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zoR
    > >>>>>
    > >>>>>>getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir
    > >>>>>
    > >>>>>>mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına
    > >>>>>
    > >>>>>>uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen,bankahesabında
    > >>>>>
    > >>>>>>para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da
    > >>>>>
    > >>>>>>kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren
    > >>>>>
    > >>>>>>sevgilerden değildi onlarınki...
    > >>>>>
    > >>>>>>Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri
    > >>>>>
    > >>>>>>de büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının
    > >>>>>
    > >>>>>>olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman çocuk
    > >>>>>
    > >>>>>>sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını
    > >>>>>
    > >>>>>>beklemek, bencillik olur" diyerek devam ettiler
    > >>>>>
    > >>>>>>hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler...
    > >>>>>
    > >>>>>>"Senin için ölürüm" derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama
    > >>>>>
    > >>>>>>ve adma"Hayır, ben senin için ölürüm" diye yanıt
    > >>>>>
    > >>>>>>verirdi hep...
    > >>>>>
    > >>>>>>Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not
    > >>>>>
    > >>>>>>görürdü kadın, "Bir tanem,kütüphanenin ikinci rafına
    > >>>>>
    > >>>>>>bak...." Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not
    > >>>>>
    > >>>>>>olurdu, "Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok
    > >>>>>
    > >>>>>>sevdiğimi sakın unutma" Mutfaktaki masadan, salondaki
    > >>>>>
    > >>>>>>dolaba sevgi dolu notları okuya
    > >>>>>
    > >>>>>>Okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet
    > >>>>>
    > >>>>>>çiçek, kimi zaman en
    > >>>>>
    > >>>>>>Sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla
    > >>>>>
    > >>>>>>karşılaşırdı...
    > >>>>>
    > >>>>>>Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi
    > >>>>>
    > >>>>>>zaten....Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne
    > >>>>>
    > >>>>>>kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak
    > >>>>>
    > >>>>>>zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların
    > >>>>>
    > >>>>>>ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar
    > >>>>>
    > >>>>>>verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde
    > >>>>>
    > >>>>>>hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu
    > >>>>>
    > >>>>>>kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık
    > >>>>>
    > >>>>>>daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde
    > >>>>>
    > >>>>>>dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde
    > >>>>>
    > >>>>>>"satılık" levhası asılı olan.
    > >>>>>
    > >>>>>>"Ne dersin, bu evi alalım mı?" dedi adama. "Bu
    > >>>>>
    > >>>>>>viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi
    > >>>>>
    > >>>>>>kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları
    > >>>>>
    > >>>>>>kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım
    > >>>>>
    > >>>>>>burayı..."
    > >>>>>
    > >>>>>>"Sen istersin de ben hiç hayır diyebilirmiyim?\" diye
    > >>>>>
    > >>>>>>yanıt verdi adam. "Amerika'daki tıp kongresinden döner
    > >>>>>
    > >>>>>>dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun
    > >>>>>
    > >>>>>>burası bizimdir artık...."
    > >>>>>
    > >>>>>>Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde,
    > >>>>>
    > >>>>>>ayrılmaları zor oldu adam Amerika'ya giderken. Her
    > >>>>>
    > >>>>>>gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde
    > >>>>>
    > >>>>>>kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün
    > >>>>>
    > >>>>>>sonra,kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın.
    > >>>>>
    > >>>>>>Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan
    > >>>>>
    > >>>>>>kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki
    > >>>>>
    > >>>>>>Evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç
    > >>>>>
    > >>>>>>beklemediği bir cevap aldı: "Canım, o ev bizim
    > >>>>>
    > >>>>>>bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut...
    > >>>>>
    > >>>>>>"Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha
    > >>>>>
    > >>>>>>da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu
    > >>>>>
    > >>>>>>beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı
    > >>>>>
    > >>>>>>adama, "Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat"
    > >>>>>
    > >>>>>>diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam,
    > >>>>>
    > >>>>>>duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki.
    > >>>>>
    > >>>>>>Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu
    > >>>>>
    > >>>>>>kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği...
    > >>>>>
    > >>>>>>Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının
    > >>>>>
    > >>>>>>birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, "Artık
    > >>>>>
    > >>>>>>dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım" diye sözünü
    > >>>>>
    > >>>>>>kesti arkadaşı. "O, seni aldatıyor. İş yerimin tam
    > >>>>>
    > >>>>>>karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor
    > >>>>>
    > >>>>>>her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...."
    > >>>>>
    > >>>>>>"Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları" diye
    > >>>>>
    > >>>>>>bağırdı kadın.
    > >>>>>
    > >>>>>>Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla
    > >>>>>
    > >>>>>>suçladı....
    > >>>>>
    > >>>>>>Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında
    > >>>>>
    > >>>>>>bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece
    > >>>>>
    > >>>>>>masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı
    > >>>>>
    > >>>>>>hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen.
    > >>>>>
    > >>>>>>Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını
    > >>>>>
    > >>>>>>gördü adamın...
    > >>>>>
    > >>>>>>Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen
    > >>>>>
    > >>>>>>ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de
    > >>>>>
    > >>>>>>yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi
    > >>>>>
    > >>>>>>adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların
    > >>>>>
    > >>>>>>orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir
    > >>>>>
    > >>>>>>şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden.
    > >>>>>
    > >>>>>>Kapıdan çıkarken, "son bir kez kucaklamak isterim
    > >>>>>
    > >>>>>>seni" diyecek oldu ama kadın, "defol" dedi nefretle...
    > >>>>>
    > >>>>>>İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin
    > >>>>>
    > >>>>>>böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının
    > >>>>>
    > >>>>>>desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın,
    > >>>>>
    > >>>>>>sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini öğrendi.
    > >>>>>
    > >>>>>>Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini
    > >>>>>
    > >>>>>>hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini,
    > >>>>>
    > >>>>>>en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması
    > >>>>>
    > >>>>>>için dua ediyordu.
    > >>>>>
    > >>>>>>Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu
    > >>>>>
    > >>>>>>söylenen zaman bile,kadının
    > >>>>>
    > >>>>>>derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan
    > >>>>>
    > >>>>>>zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o
    > >>>>>
    > >>>>>>kadını gördü. "Sen, buraya ne yüzle geliyorsun" diye
    > >>>>>
    > >>>>>>bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. "Lütfen, içeri
    > >>>>>
    > >>>>>>girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor." dedi
    > >>>>>
    > >>>>>>genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle
    > >>>>>
    > >>>>>>konuşmaya başladı:
    > >>>>>
    > >>>>>>"Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm
    > >>>>>
    > >>>>>>ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika'daki
    > >>>>>
    > >>>>>>kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir
    > >>>>>
    > >>>>>>senelik ömrü kaldığını.Buna dayanamayacağını, hep
    > >>>>>
    > >>>>>>söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini
    > >>>>>
    > >>>>>>biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden
    > >>>>>
    > >>>>>>sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber
    > >>>>>
    > >>>>>>vermedi. Birlikte Amerika'ya yerleştiğimiz yalanını
    > >>>>>
    > >>>>>>yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının
    > >>>>>
    > >>>>>>karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve
    > >>>>>
    > >>>>>>kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış,
    > >>>>>
    > >>>>>>bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim.
    > >>>>>
    > >>>>>>Sana bu kutuyu vermemi istedi..." Gözlerinden akan
    > >>>>>
    > >>>>>>yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen
    > >>>>>
    > >>>>>>oracıkta ölmek istiyordu.
    > >>>>>
    > >>>>>>Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl
    > >>>>>
    > >>>>>>edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu
    > >>>>>
    > >>>>>>kutuda. İlk kağıtta, "Lütfen bütün notları sırayla oku
    > >>>>>
    > >>>>>>bir tanem"diyordu...
    > >>>>>
    > >>>>>>Sırayla okudu; "Seni çok sevdim", "Seni sevmekten hiç
    > >>>>>
    > >>>>>>vazgeçmedim",
    > >>>>>
    > >>>>>>"Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini
    > >>>>>
    > >>>>>>bilirdim." "Fakat benim için ölmeni istemedim" "Şimdi
    > >>>>>
    > >>>>>>bana söz vermeni istiyorum." "Benim için
    > >>>>>
    > >>>>>>yaşayacaksın, anlaştık mı?" son kağıdı eline alırken,
    > >>>>>
    > >>>>>>kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son
    > >>>>>
    > >>>>>>kağıtta şunlar yazılıydı:
    > >>>>>
    > >>>>>>"Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre
    > >>>>>
    > >>>>>>yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı
    > >>>>>
    > >>>>>>ederken, ben hep seni izliyor olacağım...."

  • #2
    hayalize - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.Haziran.2009
    Nereden
    şanlıurfa
    Mesajlar
    281
    @hayalize







    harika ya.....
    Çocuk kalamasamda hayatta..
    Çocuksu bakmanın bir yolu olmalı hayata..

  • #3
    nil didem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.Nisan.2009
    Nereden
    istanbul/ataşehir
    Mesajlar
    516
    @nil didem







    ahhh çok güzel yahh okurken o kadar duygulandım ki ...bu nasıl sewgi böyle...
    teşekkürler bu güzel paylaşım için...

  • #4
    sundance - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.Haziran.2009
    Nereden
    izmir-istanbul
    Mesajlar
    437
    @sundance







    beğenmenizze gerçekten çok sevindim

  • #5
    ismihan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09.Mayıs.2009
    Nereden
    istanbul
    Mesajlar
    66
    @ismihan







    harika bi yazı cnm çok teşekkür ederim göz yaşlarıma hakim olamadım

  • #6
    AHMET* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    24.Nisan.2009
    Nereden
    YEŞİLİ BOL YERDEN....
    Mesajlar
    460
    @AHMET*







    Bu kadar büyük bir sevginin adamdaki hastalığını iyileştirebileceği kanısındayım.adam eşine gerçekleri söyleseydi eşi tarafından verilecek çok büyük bir moral ve sevgi sayesinde iyileşme ihtimalinin yüksek olduğu fikrindeyim.Keşkede bırakıp gitmemiş olsaydı.bu sevgi böyle sonuçlanmamalıydı.
    Değerler,neye hangi önceliği vermemizi söyleyen rehberlerdir.
    Çocuklarımıza öğrettiğimiz değerler,
    Onların vicdanlarının temelini oluşturur.
    Kişiliklerine bütünlük verir.
    İnsanlara yardım etmesini sağlar.
    Kendi ayakları üzerinde durmasına yardımcı olur.
    Yanlış ve doğru davranışı birbirinden ayırt etmesini olanaklı kılar.
    Ve en önemlisi ,yaşamın mutlu bir yolculuk olmasını sağlar.


    COLORADA ÜNİVERSİTESİ GENÇLİK PROGRAMI İLKESİ

  • #7
    sundance - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.Haziran.2009
    Nereden
    izmir-istanbul
    Mesajlar
    437
    @sundance







    Bu konu biraz karışık galiba.Evet insanın morali hastalıkla mücadele de gerçekten çok yardımcı olabiliyor. fakat gerçekten çok sevdiğiniz bir insanın siz ölürken sizi izlemesine ve üzülmesine izin verebilmek gerçekten zor.evet paylaşılan bir yaşamda mutluluk kadar zor günlerde paylaşılmalı belki ama aynı konumda ben olsaydım bende ben ölürken sevdiğimin beni izlemesine,üzülmesine izin vermezdim.

  • #8
    Gülşah MUTLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15.Mart.2009
    Nereden
    Tekirdağ ve İstanbul=)
    Mesajlar
    32,039
    @Gülşah MUTLU







    inanın şuan ağlıyorum
    böyle duygu yüklü bir yazı paylaşılır mı
    teşekkürler,keşke adam hasta olduğunu karısına söyleseydi,belkide karısınınsevgisinle iyileşirdi..
    sevginin iyileştiremediği yara yoktur..
    6. yaşımız kutlu olsun!!!
    Ögretmen, insan davranislarini ve yeteneklerini gelistiren bir davranis mühendisidir.


    10.Yıl
    Önce Okul Öncesi

    #DİRENKPSS2015

  • #9
    sundance - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.Haziran.2009
    Nereden
    izmir-istanbul
    Mesajlar
    437
    @sundance







    kusura bakmayın hocam ağlattık sizi.
    moral sevdiğinin yanında olması önemlidir ama adamın tarafından olaya bakmak lazım.çok sevdiğiniz bir insanın sizi ölürken izlemesi,sizinle beraber üzülmesine izin vermek/verebilmek çok zor.
    Si vis pacem, para bellum

  • #10
    Cemile ÖZTÜRK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.Mart.2009
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    32,893
    @Cemile ÖZTÜRK







    teşekkürler paylaşım için.
    c i m i



    "Ben çocukken annem bana hep hayatın anahtarının mutluluk olduğunu anlatırdı. Okula gitmeye başladığım zaman, sınavda bana "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diye sordular. Ben de onlara "Mutlu olmak istiyorum" diye cevap verdim.
    Onlar bana, soruyu anlamadığımı söylediler. Ben de onlara, asıl onların hayatı anlamadıklarını söyledim. "

    John Lennon

  • YORUM BIRAKMAK İÇİN ÜYE OLMALISINIZ !

    ÜYE OLMAK İÇİN TIKLA

    Benzer Konular

    1. İNCİTMEYECEK KADAR UZAK,ÜŞÜMEYECEK KADAR YAKIN
      Konu Sahibi yeliz81 Forum ŞİİRLER-YAZILAR
      Cevap: 0
      Son Mesaj : 16.Eylül.2010, 19:45
    2. Ne Kadar Öz Güven O Kadar Başarı
      Konu Sahibi Gülşah MUTLU Forum KİŞİSEL GELİŞİM
      Cevap: 3
      Son Mesaj : 16.Eylül.2010, 17:35
    3. ÖZLEDİĞİM KADAR SENSİN / SEVDİĞİM KADAR BENSİN
      Konu Sahibi TURKUAZ-E Forum ŞİİRLER-YAZILAR
      Cevap: 5
      Son Mesaj : 07.Eylül.2010, 02:47
    4. Özlediğim Kadar Sensin / Sevdiğim Kadar Bensin
      Konu Sahibi rmzneelf Forum ŞİİRLER-YAZILAR
      Cevap: 0
      Son Mesaj : 07.Haziran.2010, 21:13
    5. Özlediğim Kadar Sensin/Sevdiğim Kadar Bensin
      Konu Sahibi şeker öğretmen Forum AŞK&SEVGİ
      Cevap: 0
      Son Mesaj : 03.Kasım.2009, 10:28

    Yetkileriniz

    • Konu Acma Yetkiniz Yok
    • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
    • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
    • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
    •  

    Giriş

    Facebook ile Baglan Giriş