Etkinlik ve Dosya Arama Motoru (Aradığınız etkinliği alttaki boşluğa yazıp "Ara" butonuna basınız.)


Anasayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Önce Okul Öncesi Ekibi Forum Sitesi - Biz Bu İşi Biliyoruz > ETKİNLİKLER BÖLÜMÜ > TÜRKÇE-DİL ETKİNLİKLERİ > ÖYKÜ-MASAL VE HİKAYELER
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-06-2017   #1
ÜYE
 
Serdar Yıldırım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Üye No: 15582
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 115
Konular: 87
REP Puanı : 10
Alınan Beğeniler:17
Beğendiklerim:4
Ettiği Teşekkür:11
Aldığı Teşekkür:110

Smile Kavuklu İle Pişekar




KAVUKLU İLE PİŞEKAR

Kavuklu: Dün hekime gittim.
Pişekar: Sonra ne oldu?
Kavuklu: Baktı, etti.
Pişekar: İlaç verdi mi?
Kavuklu: Vermedi.
Pişekar: Demek ki bir derdin yokmuş.
Kavuklu: Bir derdim yok, iki derdim var.
Pişekar: İki derdin mi? Senin ne derdin var ki?
Kavuklu: Tarla, bahçe, inek, öküz.
Pişekar: İki dediydin. Dert dörtmüş.
Kavuklu: Yok iki. İnek tarlaya, öküz bahçeye girmiş.
Pişekar: Devam et.
Kavuklu: Bulduğunu yemiş, zarar vermişler.
Pişekar: Kimin davarı bunlar?
Kavuklu: Muhtarın.
Pişekar: Muhtarla konuşsaydın, zararı öderdi.
Kavuklu: Konuştum, zararı öderim, dedi.
Pişekar: Tamam işte.
Kavuklu: Yarısını peşin verdi, yarısı yarın, dedi.
Pişekar: Helal be muhtar!
Kavuklu: Yarın oldu, yarısını daha verdi.
Pişekar: Yani çeyrek kaldı.
Kavuklu: Kalan iki gün sonra, dedi. Dün süre doldu.
Pişekar: Süre dolmuşsa ne olmuş? İki gün daha bekle.
Kavuklu: Ama süre dolmuştu. Sözünü tutmadı.
Pişekar: Canım eli sıkışıktır. Para bulunca öder.
Kavuklu: Ben de kızdım, hekime gittim.
Pişekar: Hekime değil, hakime gidecektin. Sorun çözülürdü.






KAVUKLU İLE PİŞEKAR: FAKİRLİK BAŞA BELA

Pişekar: Gel bakalım Kavuklu, azıcık laflayalım.
Kavuklu: Çıktım söğüt dalına, atladım aşağıya.
Pişekar: Amma yaptın ha! Madem aşağıya inecektin, söğüt dalına niye çıktın?
Kavuklu: Canım istedi. Hayatta istediğimi keşke yapabilseydim.
Pişekar: Canının isteyip de yapamadığın neler var?
Kavuklu: Neler yok ki? Fakir doğdum, fakir gidiyorum. Otuz dört yaşındayım. Bir kesere sap olamadım.
Pişekar: Derdimi deştin Kavuklu. Seninki de bir şey mi? Bak ben elli yedi yaşındayım, değil keser, bir çakıya sap olamadım.
Kavuklu: Ama her programdan sonra seyirciler bana, şu Pişekar, ne eğiliyor ne bükülüyor. Tava sapı gibi mübarek, diyorlar.
Pişekar: Çorbayı karıştır, seyirciyi karıştırma. Doğru dedin, fakir gelen, fakir gider. Ben az gördüm, fakir gelip zengin gideni.
Kavuklu: Zengin çocuğu olsaydım böyle olmazdı. Köşklerde, yalılarda yaşar, hamama salı günü giderdim.
Pişekar:Neden salı? Çarşamba günü hamama git.
Kavuklu: Çarşamba Samsun'da. Bir hamam için, oraya gitmem.
Pişekar: Hamama ister çarşamba da, ister perşembe de git. Başka neler yapardın?
Kavuklu: Bahçedeki erik ağacının altına yatar, erik piş, ağzıma düş derdim.
Pişekar: Kiraz da pişer, armut da pişer. Sen bu kafayla kısa sürede zengin olursun.
Kavuklu: Ben şimdi zengin mi oldum?
Pişekar: Tabi ya zengin oldun.
Kavuklu: Ama cepte beş kuruş yok.
Pişekar: Zamanla o da olur. En azından zenginliği hayal ediyorsun. Benim hayal gücüm sıfır. Zenginlik bana uzak geçer.





SON



Serdar Yıldırım





Serdar Yıldırım isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Sponsor Linkler

etkinlik cdleri
Alt 08-19-2017   #2
ÜYE
 
Serdar Yıldırım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Üye No: 15582
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 115
Konular: 87
REP Puanı : 10
Alınan Beğeniler:17
Beğendiklerim:4
Ettiği Teşekkür:11
Aldığı Teşekkür:110

Standart



KAVUKLU İLE PİŞEKAR: HAMAM

Pişekar: Söyle bakalım Kavuklu, gölgeden mi yoksa güneşten mi yürürsün?

Kavuklu: Yazın gölgeden, kışın güneşten yürürüm.

Pişekar: Ya baharda nasıl yürürsün?

Kavuklu: Şemsiye elimde yürürüm.

Pişekar: Evden çıkarken baktın ortalık günlük, güneşlik. Şemsiyeyi almadan çıktın. Yolda yağmura yakalandın. Ne yaparsın?

Kavuklu: Hemen bir evin saçak altına sığınırım.

Pişekar: Oralarda ev yok. İki tarafın çayır, çimen.

Kavuklu: Bir ağaç altına saklanırım.

Pişekar: Görünürde hiç ağaç yok.

Kavuklu: Pişekar, sen benim ıslanmamı istiyorsun. O zaman çayırın orta yerine otururum. Cebimden çıkardığım sabunla bir güzel yıkanırım. Böylece bu haftaki hamam işini aradan çıkarırım. Oldu mu? Hoşuna gitti mi?

Pişekar: Bir de keselenseydin, bir ay hamama gitmesen de olurdu.

SON



KAVUKLU İLE PİŞEKAR: HARAÇ

Pişekar: Ne o kavuklu, neden öyle kavuğun elinde geziyorsun?

Kavuklu: Adam benden bin kat çirkin, bana tipsiz diyor.

Pişekar: Yapma ya! Kim sana tipsiz diyor?

Kavuklu: Şu karşı sokakta oturan sırık boylu. Adı Adem midir, nedir?

Pişekar: He şu herkese kabaran. Alamadın mı paçasını aşağı?

Kavuklu: Almasına alırdım ama yanında iri kıyım iki adam vardı.

Pişekar: Ne olmuş yani dal aralarına bir ona, bir buna çak, düşür. Sonra yapış Adem'in yakasına. Nerde kalmıştık de.

Kavuklu: O iş o kadar kolay mı? Bana akıl verene bak! Geçen gün çıkmaz sokakta seni gördüm. Diz çökmüştün. Tepende 12-13 yaşlarında iki çocuk, sana abicim dedirtiyorlardı.

Pişekar: Şu iki kara çocuk.. Aniden önüme çıktılar. Birinin elinde çakı vardı. Diz çök dediler. Çöktüm. Abicim de dediler. Dedim. Babaları gelir diye yani.

Kavuklu: Çocukların elinde çakı yoktu. Korkak seni. Babaları gelirmiş? Bu olayı kahvede anlatsam sokağa çıkamazsın.

Pişekar: Aman Kavuklu, etme eyleme. Sus payı olarak ne istersin?

Kavuklu: Şimdilik at bir beşlik. Bir hafta sonra bunun iki mislini isterim.

Pişekar: Al işte beşlik. Bir hafta sonraki yedi buçuk olsaydı.

Kavuklu: Pazarlık yok.

Pişekar: Tamam dediğin olsun.

Kavuklu beşliği alır gider. Pişekar arkasından söylenir: " Çocuklar gibi bu da beni haraca bağladı. Yine de Kavuklu insaflıymış. Çocuklar, onluk aldılar. Haftaya dört katı dediler. "

SON



KAVUKLU HİKAYE YAZIYOR

Pişekar: Vay Kavuklu, garanti hikaye yazıyorsundur.

Kavuklu: Üstüne bastın, kaldır ayağını.

Pişekar: Sağı mı, solu mu?

Kavuklu: İkisini de.

Pişekar: O zaman yere düşerim.

Kavuklu: Tamam işte, ben de senin yere düşmeni istiyorum.

Pişekar: Yazıyorsun, yazıyorsun da ne kazanıyorsun? Beş kuruş veren mi var? Sal ipin ucunu gitsin.

Kavuklu: Bilmem kaç yıl önce hikaye yazmaya başlarken, para diye bir şey aklımın ortasından geçmedi.

Pişekar: Onu bin kere söyledin ama istemez misin şimdi sana bu hikayeler için, çuvalla para versinler. Bak istemem deme bir küserim bir daha konuşmam.

Kavuklu: Bende yalan yok. Doğru oturur, doğru konuşurum. Kazandığım az bir para ne sana yeter, ne bana yeter. Şu hikayeleri satın alan olsa pek sevinirim. Benim hikayeleri kitabına alana, bundan para kazananlara kırgınım. Konuştuklarım oldu: Bak kitap basmışsın. Şu hikayeler benim eserim. Hikayelerim lokomotif olmuş, yedi baskı yapmışsın. Ben zor geçiniyorum. Bu durum beni üzüyor. Bana da bir şeyler ver. Ben sana hiç yayınlanmamış hikayelerimden gönderirim, dedim. Sana para yok Kavuklu, sen git dağ başında ulu, dediler.

Pişekar: Hazıra konuyor, uyanık. Sıkıntısını sen çekiyorsun, kaymağını o yiyor. Çaresi yok mu bu işin?

Kavuklu: Çaresi yok. Ben hikaye yazarım, onlar paraya döndürürler.

Pişekar: Halktan yardım istesek. Bakın Kavuklu geçim zorluğu çekiyor, biraz yardım desek. Bağış kampanyası düzenlesek.

Kavuklu: Benimle eğlenme Pişekar. İnsanlar, hikayelerimi çok beğeniyor, alkışlıyor ama para, bir yardım deyince, bizden sana bir kuruş yok Kavuklu diyorlar.

Pişekar: Yapma ya, denedin mi bunu?

Kavuklu: Tabi denedim. Hikayelerimden okudum. Güzel dediler, övdüler. Geçinemiyorum, dedim, para, yardım, dedim. Kuruş veren olmadı.

Pişekar: Sanatkara bu yapılır mı? Üç beş kuruş verseler servetleri mi eksilecek?

Kavuklu: Sayın Pişekar Efendi, sen zenginsin. Eve ekmek götürmem gerek. Bir ekmek parası verebilir misin? Borç olarak. Gün gelir öderim.

Pişekar: Ben dilencileri sevmem bilirsin. Sana borç verirdim ama bozuk yok, der ve yürüyüp gider. Pişekar'ın arkasından bakakalan Kavuklu'nun gözleri dolar. Daha sonra gözyaşlarını silen Kavuklu ekmek alamadan evinin yolunu tutar.

SON



KAVUKLU İLE PİŞEKAR: BAYRAM

Pişekar: Kavuklu, bugün bayram. Öp bakalım elimi.

Kavuklu: Bayram ama neden elini öpeyim?

Pişekar: Öp haydi çekinme. Al şu beşliği güle güle harca.

Kavuklu: Parayı cebine sok. İstemem senin paranı. Elini de öpmem.

Pişekar: Amma naza çektin be Kavuklu. Para az geldi galiba. Beşin yanına beş ekledim etti on. Öp elimi al onluğu.

Kavuklu: Elli de versen o iş olmaz. Senin önünde eğilmem. Ne demek bayrammış, el öpmekmiş? Egonu tatmin etmem için mi bana el öptürmeye çalışıyorsun? Gidiyorsun orada burada çocuklara el öptürmeye uğraşıyorsun. Yaşın büyük, boyun büyük ama aklın küçük.

Pişekar: Sen istemedin diye ben el öptürmekten vazgeçmem.

Kavuklu: İstersen elini öptürmeye çalışma da tokalaşalım.

Pişekar: Tamam tokalaşalım ama beş liranı alırım.

Kavuklu: Ne beş lirası, bende beş kuruş yok.

Pişekar: O zaman tokalaşma da yok, bayramlaşma da yok.

Daha sonra Pişekar uzaklaşır gider.

SON


Serdar Yıldırım




Serdar Yıldırım isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:08.

İLETİŞİM

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424