Sana Ne Oldu Sevgili?

Sana neler oldu sevgili? Kendi içinde kaybolur mu insan? Sen bile artık arasan, kendini bulamazsın.

Sana Ne Oldu Sevgili?
Her sabah aynı güne uyanmak nasıl bir duygudur, bilir misin? Kendini tekrar eden, takılmış bir plak gibi, hiç durmadan tekrar eden bir aşkın ortasında kaldım. Seninle çevrelenmiş, birbirini bozulmadan takip eden bu yaşam, beni öldürebilir!

Seni olduğun gibi kabul etmemi isteme, yapamam çünkü sen artık benim sevdiğim adam değilsin. Olduğun kişi bu değildi ki! Bir yaz gecesi gözlerinde kaybolup, uğruna bir ömür vermek istediğim adam sen değilsin!

Değiştin! İnsanlar değişir, biliyorum ama sen her geçen gün kötüye gittin. Şimdi durduğun ve kendini tekrarladığın yer, seni seven bir kalbi nasıl acıtır, tahmin bile edemezsin. Sana ne oldu sevgili? Ben hala on yıl önce aşık olduğum; kendinden emin, mağrur, kalbini yönlendirebilen, vicdan sahibi o adamı arıyorum sende.

Şimdi geldiğimiz noktada, bu ilişkiyi nasıl devam ettiririm? Ne yapsam olmuyor, emekler boşa gitmiş, yıllar geçmiş, elimde sonsuz bir boşluk tutuyorum.

Sende, sana ait ne kaldı? Bir inanç, bir kavram, bir renk, elle tutulur tek bir şey arıyorum. Sabah uyanıp yüzüne bakıyorum. Uzun uzun seyrediyorum, sanki yanımda bir yabancı yatıyor. Ruhu değişince insanın demek yüzüne de vuruyor.

En kötüsü ne biliyor musun? Renklerin kayboldu sevgili, bir tek siyaha çalan koyu bir griden öte değilsin artık. Ne acı! Öyle yavaş ve sinsice değiştin ki, fark edemedim. Yazık bana! Yazık ki, olacakları göremedim.

Aklımı kurcalayan ise, bunların neden olduğu, neden buralara geldin? Nerede hata yaptın, yaptım, yaptık? Hangi yol yanlıştı da, biz bilmeden saptık? Madem bunca zaman beraber yürüdük, tek başına suçlu olamazsın? Ben neden olanları sezip, müdahale etmedim?

Gözlerine bakıyorum, hiç tanımadığım bir şehre bakar gibiyim. İçinde bir tek aşina sokak, bir bildik rüzgar yok. Ben şimdi senin hangi caddene kanıp da yürüyeyim?

Kendine çarpıyorsun sevgili, rüyalarında, dalgınlıklarında, eski kendine çarpıyorsun. Ne zaman geçmişten bir yere uzansa sözlerin, kaçıyorsun. Kolay değil elbette, kimse kendiyle yüzleşmekten mutluluk duymaz. Oysa bunu en çok sen yapmalısın. Bizim için, sevgimiz için, aşk için…

Ben gidiyorum. Yabancı bir adamın kollarında uyumak, senmiş gibi dursa da, ihanettir bana göre. Olur da bir resmin içinde bulursan bir gün ikimizi, tanıdık bir koku, bir cümle düşerse aklına ve yeni halini inkar etmeden hazır olursan değişime, nerde olduğumu bilirsin. Gel, al beni o vakit! Ama hala aklım almıyor, sana ne oldu sevgili?

.ALINTIDIR.